KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/15699 E., 2013/13094 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Haziran 2013
- Mahkemesi
- SULH HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
322 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 6. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03.07.2012 tarih ve 2011/648-2012/477 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili banka tarafından davalı ...’ya 15.10.1998 tarihli kredi sözleşmesi ile 2.500 TL kredi kullandırıldığını, diğer davalı ... Kara’nın da söz konusu kredi sözleşmesini müteselsil kefil olarak imzaladığını, kredi borcunun ödenmediğini ileri sürerek, 3.787,14 TL ana para, 61.339,36 TL faiz ve 3.066,97 TL BSMV olmak üzere toplam 68.193,47 TL alacağın 05.10.2009 tarihinden itibaren %153 faiz ve BSMV ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, sözleşme ve ödeme dekontundaki imzaların asıl borçlu ...’ya ait olmadığını, asıl borçlunun kullandığı bir kredi olmadığı gibi ortada hukuken geçerli bir kefalet ilişkisinin de bulunmadığını, davacı banka çalışanlarının yaptığı usulsüz işlemlerden dolayı davalıların sorumlu tutulmaya çalışıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, kredi sözleşmesi ve kredinin asıl borçluya ödendiğini gösteren kasa tediye fişi üzerindeki imzanın asıl borçlu ...’ya ait olmadığı, davacı bankanın bu kişiye kredi verdiğini ispat edemediği, İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nin kesinleşen 2006/320 Esas ve 2009/201 karar sayılı dosyasına göre, davacı banka personelinin usulsüzlük yaparak davalı asıl borçlu ve onun dışındaki pek çok kişiye kredi vermiş gibi gösterip parayı zimmetlerine geçirdiklerinin anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/15699, K. 2013/13094, 24 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama