İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2012/15708 K.2012/21110

Taraflar arasında görülen davada Gaziantep 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22/12/2010 gün ve 2008/346-2010/596 sayılı kararı onayan Daire’nin 02.07.2012 gün ve 2011/4866 - 2012/11691 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi…

Esas2012/15708Karar2012/21110Tarih18 Aralık 2012Okuma4 dk · 798 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2012/15708 E., 2012/21110 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
18 Aralık 2012
Mahkemesi
ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

798 kelime·4 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada Gaziantep 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22/12/2010 gün ve 2008/346-2010/596 sayılı kararı onayan Daire’nin 02.07.2012 gün ve 2011/4866 - 2012/11691 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili adına tescilli 29/5/1991 tarihli “Merinos +şekil” ibareli markasının tanınmış bir marka olduğunu ve öncelikli kullanım hakkının bulunduğunu, davalı adına tescilli 05/7/1993 tarihli “Merinos+şekil”, 29.09.2004 tarihli “Merinos Prince”, 14.10.2005 tarihli “Merinos yaşadığınız her yerde+şekil”, 31.12.2003 tarihli “Merinos+şekil” ve 14.03.2006 tarihli “Merinos+şekil” ibareli markalar ile müvekkili markası arasında iltibasın bulunduğunu ileri sürerek davalı adına tescilli 143940, 2004/31632, 2005/44640, 2003/37670, 2006/09935 tescil numaralı markaların halı emtiası dışındaki mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğünü ve markalar sicilinden terkinini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, davacının davalının Merinos ibarelerinin terkinine ilişkin açmış olduğu davadan feragat ettiği, aynı konuda yeniden dava açmasının usul ve yasalara uygun düşmediği, davacının Sümerbank namı ile bilindiği, davalının Merinos markasının Türkiye ve dünya çapında bilinen bir marka olduğu, bu konuda reklam gibi büyük masraflar gerektiren harcamalar yapmak sureti markasını tanıttığı, bu hususta alınmış mahkeme kararının bulunduğu ve TPE nezdinde tanınmışlık belgesi verildiği, davalı adına tescili yapılan Merinos markasının ilk tescilinden itibaren 5 yıldan fazla zaman geçtiği gerekçesiyle davanın reddine dair tesis edilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce onanmıştır.

Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

Dava, davalıya ait beş ayrı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi istemine ilişkindir.

Davacı vekili, müvekkilinin gerek unvan gerekse marka olarak ‘Merinos’ ibaresini kullanmada öncelik hakkı olduğunu, 1991 tarihli ‘Merinos’ ibaresini içeren iki ayrı markasının bulunduğunu, 1978 tarihinde tescili yapılan, yenilenmemekle sicilden terkin edilen ve halen kullanılan markalarının olduğunu, markalarının tanınmışlık düzeyinde bulunduğunu, davalının kötüniyetli olarak müvekkilinin tanınmış markalarının itibarına zarar verecek ve iltibas yaratacak şekilde beş ayrı markasını adına tescil ettirdiğini ileri sürerek, hükümsüzlüklerine karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece, yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, hüküm doğru değerlendirmeler içermediği gibi eksik incelemeye de dayanmaktadır.

Davacı tarafın 13.10.2000 tarihinde davalı aleyhine açtığı haksız rekabetin ve marka haklarına tecavüzün men’i, ticaret unvanı ile markaların hükümsüzlüğüne karar verilmesi istemli dava her ne kadar feragat ile sonuçlanmış ise de anılan davanın konusunu teşkil eden iki ayrı marka ile eldeki bu davanın konusu markalar aynı markalar değildir. Başka bir anlatımla, feragatle sonuçlanan davanın konusu ile işbu davanın konusu farklıdır. Kesin hüküm oluşturma gibi bir sonuç doğurmayacaktır. Dolayısıyla feragat edilen dosyanın eldeki davaya bir etkisi bulunmamaktadır.

556 sayılı KHK’de hukuki yararı olanların tescilli markanın hükümsüzlüğü davası açabilecekleri düzenlenmiş olmasına rağmen, bu davanın hangi sürede açılacağı hususunda açık bir bir hüküm bulunmasa da yine anılan KHK’nin 42. maddesindeki Paris Konvansiyonuna göre tanınmış sayılan marka sahiplerinin hükümsüzlük davasını tescil tarihinden itibaren 5 yıl içinde açması gerekeceğinin belirtilmesi ve bu hususta dava açma hakkının sınırsız sürede kullanılmasının yasal düzenlemenin ruhu ve hukuk mantığı ile bağdaşmayacağı dikkate alındığında, bu husustaki yasal boşluğun, açıklanan tanınmış markalar için öngörülen 5 yıllık sürenin,

en azından diğer markalar yönünden de açılacak davalar içinde uygulanarak doldurulması Dairemizce yerinde görülmüş, bu yöndeki uygulama istikrarlı şekilde devam etmiştir. Somut olayda dava edilen markaların ilkinin tescilinden itibaren 5 yıl geçmesi de davanın reddi sebepleri arasında sayılmıştır.

Ancak, her bir marka itibariyle dava açma süresinin değerlendirilmesi gerektiği gibi birden çok markanın tescil tarihi itibariyle 5 yıllık süre dolmadan dava edildikleri anlaşılmaktadır. Öte yandan, davacı taraf kendi markasının tanınmış olduğunu, davalının markalarını kötüniyetli olarak tescil ettirdiği olgusuna da dayanmış olup, kötüniyetli tescil halinde tanınmış markanın sahibinin 5 yıllık süreye bağlı olmaksızın dava açması mümkündür.

Ayrıca, davalı markalarının tanınmış olduğu, bu yönde mahkeme kararları bulunduğu ve dava dışı TPE’nin davalıya ait 2003/37670 sayılı markasını tanınmış marka statüsüne aldığı da davanın reddi gerekçeleri arasında belirtilmiştir. Ancak, davalının ibraz ettiği mahkeme kararı hasımsız açılan dava neticesinde tesis edilmiş olup, davacıyı bağlar nitelikte değildir. TPE tarafından davalıya verilen tanınmışlık yazısının temeli de araştırılmamıştır. Böyle bir kararın nasıl tesis edildiği, davacıyı bağlar yönünün olup olmadığı hiç incelenmemiştir.

Bu durum karşısında, davacının hükümsüzlüğünü talep ettiği markaların ilk tescil tarihinden itibaren örneklerinin TPE’den getirtilip, taraf kanıtları toplanıp, markalar konusunda uzman bilirkişi kurulu oluşturulup, yukarıda açıklanan hususlar çerçevesinde inceleme yaptırılıp, denetime uygun rapor alınıp, sonucuna göre bir karar verilmesi için kararın davacı yararına bozulması gerekirken temyiz itirazları reddedilerek onanmış olduğundan, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 02.07.2012 tarih, 2011/4866 Esas-2012/11691 Karar sayılı onama kararın kaldırılarak hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 02.07.2012 tarih, 2011/4866 Esas- 2012/11691 Karar sayılı onama kararının kaldırılarak yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harçlarının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 18.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/15708, K. 2012/21110, 18 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/15708
Karar No
2012/21110
Tarih
18 Aralık 2012

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2012/15708 K.2012/24151
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2012/15708 K.2012/38209
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2012/15709 K.2012/20452
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2012/15709 K.2012/45114
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2012/15709 K.2012/15100
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2012/15710 K.2012/24146

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.