KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/15967 E., 2013/15197 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Eylül 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
807 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20.03.2012 tarih ve 2007/65-2012/143 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkili...nin diğer müvekkili olan ... Ayakkabı Ltd.
Şti'.in ortağı ve yetkili müdürü olduğunu, müvekkili... nin ayakkabı ticareti için şehir dışında bulunduğu sırada hiç bir yetkisi bulunmayan diğer şirket ortağı ...in davalı bankaya müracaat ederek şirket adına hesap açtırıp çek karnesi talebinde bulunduğunu, davalı bankanın yetkisiz ortağın çek talebini kabul ederek 5371026 nolu hesap açarak bu hesaptan 20 adet çek yaprağını düzenleyerek ...e teslim ettiğini, yetkisiz ortak ...in bu çek yapraklarını teslim aldıktan sonra müvekkili ...'ın imzalarını taklit etmek suretiyle çek yapraklarını piyasaya sürdüğünü, müvekkilinin piyasaya sürülen sahte imzalı çekler ile tesadüfen karşılaştığını,
davalı bankanın çek karnesi verirken 3167 sayılı kanunda belirtilen basiret ve özeni göstermediğini, müvekkili şirketin şu anda ticari faaliyetini sürdüremediğini, ticari itibarının ve adının lekelendiğini, müvekkillerinin madden ve manen çöküntü yaşadıklarını, davalı bankanın müvekkili şirketin şube nezdinde mevcut 5371026 nolu hesabındaki 5.180 TL parasını ödemediğini, kendi kusuru ile tanzim edilen çek yaprakları nedeniyle hesaptaki parayı blokede tuttuğunu,
ileri sürerek davalı banka nezdindeki müvekkili şirket adına 5371026 nolu hesapta bloke edilen ve ödenmeyen 5.180,00 TL alacağın ve 5.000 TL manevi tazminat ile 5.000 TL maddi tazminatın faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, hesabın açılışı sırasında 3167 sayılı yasanın ilgili maddelerine uygun olarak firmadan gerekli belgelerin istenip alındığını, dava konusu olayın organize bir dolandırıcılıktan ibaret olduğunu, davacının yetkisiz ortağı tarafından yapılan işlemlere karşı uzunca müddet ses çıkarmayarak söz konusu çekleri keşide ederek icazet verdiğini, davacılar tarafından talep edilen 5.180,00 TL miktarın 3167 sayılı kanunun ilgili maddeleri gereğince blokede tutulduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
.../... -2-
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirketin temsile ve ilzama yetkili tek ortağının davacı ... olduğu, bankada mevduat hesabı açtırarak çek karnesi alan diğer şirket ortağı ...in ise davacı şirketi temsile ve ilzama yetkisinin bulunmadığı, bu nedenle çek tevdi ile ilgili işlemler konusunda davalı bankanın kusurlu olduğu, dava konusu 5371026 nolu hesaptan keşide edilerek verilen 14 adet çek yaprağının halen yürürlükte olduğu, bankaya iade edilmediği ve bu 14 adet çek yaprağı nedeni ile sorumluluk tutarının 5.180 TL olduğu,
bu nedenle davacı şirket adına mevcut mevduat hesabında bulunan bu miktardaki paranın bloke edilmesinde davalının hakkı ve menfaatinin bulunduğu, ayrıca bloke edilen bu miktarın dava tarihinden sonra 20.07.2010 tarihinde davacı şirketin vergi borcu nedeni ile davacı şirket lehine...
Vergi Dairesi Müdürlüğünün banka hesabına yatırıldığı, bu durumda dava konusu edilen bu alacak miktarı yönünden davanın konusuz kaldığı, maddi tazminat talebinin ise ispat edilemediği, davacı şirketin manevi tazminat talep etmek koşullarının somut olayda gerçekleşmediği gerekçesiyle, davacı şirket adına açılan 5371026 nolu hesapta bulunan mevduat üzerine konulan bloke nedeniyle davacı tarafa ödenmediğinden bahisle tahsili talep olunan 5.180,00 TL alacak hakkında esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacılar vekilinin maddi tazminat talebinin ispatlanamadığından reddine, davacı şirket yönünden manevi tazminat talebinin reddine,
davacı ... yönünden manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 1.750 TL manevi tazminatın dava tarihinden yasal faizi ile tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki (2) nolu bendin, davalı vekilinin ise (3) nolu bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalı banka savunmasında, dava dışı şirket ortağı ...in davacı şirketin temsilcisi gibi davrandığını ve davacı şirketin de Mehmet'in bu eylemlerine icazet verdiğini savunmuş, mahkemece bu savunma üzerinde yeterince durulup inceleme yapılmadığı gibi,
bu savunmayı irdeleyip karar veren 2 ayrı Ağır Ceza Mahkemesinin (Bursa 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2009/218 E. 2010/304 K. ve Bursa 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2011/47 E. 2011/252 K.) kararlarının kesinleşmesi beklenmesi ve sonucuna göre tüm deliller değerlendirilip konusu kalmayan dava yönünden davalının dava açılmasına sebebiyet verip vermediğinin tespiti ve buna göre yargılama gideri ve vekalet ücretlerinin belirlenmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, davacı vekilinin buna ilişkin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı lehine bozulması gerekmiştir.
3- Davalının manevi tazminata yönelik temyizine gelince; davacı ...'ın şirket ortağı ve temsilcisi olduğu ihtilafsızdır. Ancak; davalının şirket temsilcisi olmayan kişiye çek yaprağı verme eylemi sonucunda davacı ...'ın ne şekilde şahsi haklarının ihlal edildiği açıklanmadan ve şirket temsilcisi lehine manevi tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/15967, K. 2013/15197, 9 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama