KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/15983 E., 2013/4536 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Mart 2013
Karar Metni
312 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 31.05.2010 tarih ve 2009/293-2010/225 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, duruşma için belirlenen 08.03.2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, ... ... Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen 09.07.2007 tarih 16 O 258/06 numaralı kararın kesinleştiğini ileri sürerek, bu kararın tenfızine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre tenfizi istenen kararın 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin Lahey Sözleşmesi'nde belirtilen usulde tebliğ edilmediği, doğrudan posta yolu ile tebligatın yapıldığı, bu itibarla kesinleşmiş bir kararın mevcut olmadığı, ayrıca tenfize konu kararın kamu düzenini ilgilendiren ...'nın 329. ve 405/.... maddelerine de açıkça aykırı olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, yabancı mahkeme kararının tenfiz edilebilmesi için kararın Lahey Sözleşmesi hükümleri uyarınca kesinleşmesinin gerekmesine ve dava konusu olayda tenfizi istenen karar, Lahey Sözleşmesi uyarınca kesinleşmediğinden mahkemece sırf bu nedenle davanın reddine karar verilmek gerekirken, ayrıca yerinde bulunmayan diğer gerekçelerin de davanın reddine gerekçe yapılması doğru değil ise de yukarıda da belirtildiği üzere usulünce kesinleştirilmiş bir karar bulunmadığından yerinde bulunan bu gerekçeye göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/15983, K. 2013/4536, 8 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama