KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/16083 E., 2013/13074 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Haziran 2013
- Mahkemesi
- FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
424 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27.03.2012 tarih ve 2011/84-2012/89 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 30. sınıfta yer alan emtialar bakımından içi kek dışı çikolatadan oluşan şeklin marka olarak tescili için davalı TPE’ye başvurduğunu, 2010/13456 kod numarası verilen başvurunun 556 sayılı KHK’nin 7/1-a-c madde ve bentleri uyarınca ayırt ediciliği bulunmadığı ve tanımlayıcı olduğu gerekçesi ile reddedildiğini, oysa, tescili istenen "şeklin" ayırt ediciliği haiz; cins, vasıf kalite, miktar belirtmeyen ayrıca kullanımla ayırt edicilik kazanmış bir ürün şekli olduğunu ileri sürerek TPE YİDK’nuın 2011-M-675 sayılı kararının iptaline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının tescilini talep ettiği şeklin, tescil kapsamındaki "çikolata veya pasta şekli" olduğunu, bu nedenle ayırt edici olmadığını, cins, vasıf, çeşit, karakteristik özellik belirttiğini ve 7/1-a-c hükmüne göre reddi gerektiğini, Enstitü tarafından yapılan işlem ve alınan kararların hukuka uygun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacıya ait başvurunun üst ve yan kısımları çikolata ile kaplanmış kek ürünü görselinden ibaret olduğu, benzeri şekillerdeki ürünlerin gıda sektöründe sıklıkla kullanıldığı, tescil kapsamındaki ürünlerin yaygın kullanımı bulunan bir görseli olduğu, dolayısıyla, başvuru konusu şeklin soyut ayırt ediciliğinin bulunmadığı, başvurunun doğrudan, bir çeşit kek, yarı katı şekerleme ve çikolata kaplamasından oluşan ve 30/10 sınıfta yer alan ürünleri betimleyen bir şekil olduğu, ilgili sektörde faaliyet gösteren herkesçe kullanılabilecek tanımlayıcı unsurlardan meydana geldiği,
bu algılamanın, davacı başvurusunun emtia listesinde yer alan tüm ürünler bakımından somut ayırt ediciliği bertaraf eden bir nitelik taşıdığı, tüm bu nedenlerle davacı başvurusunda yer alan tüm ürünler bakımından tescilinde 556 sayılı KHK’nın 7/1-(a) ve (c) maddesi anlamında mutlak ret nedeninin mevcut bulunduğu, ayrıca doğrudan davacı başvurusuna konu 2010/13456 sayılı şeklin kullanımını ve dolayısıyla kullanım yoluyla ayırt edicilik kazanımını kanıtlayan bir yönünün bulunmadığı, bir başka ifade ile KHK’nın 7/son maddesi koşullarının da oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/16083, K. 2013/13074, 24 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama