KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/16257 E., 2013/15200 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Eylül 2013
- Mahkemesi
- FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
346 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09.02.2012 tarih ve 2011/36-2012/20 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, uzun yıllardan beri Amerika'da faaliyette bulunan davacının “RIHANNA” markasını muhtelif ülkelerde kendi adına tescil ettirip markayı tanınmış hale getirdiğini, bu nedenle de hem 556 sayılı KHK, hem de Paris Sözleşmesi'ne göre davacının marka üzerinde öncelik ve üstün hakkının bulunduğunu, bu duruma rağmen davalının “RIHANNA” ibaresini TPE nezdinde 2008/2324 yevmiye numarası ile 25. sınıf ürün ve hizmetlerde marka olarak tescil ettirdiğini, bunun kötü niyetli bir davranış olduğunu ileri sürerek davalı adına TPE nezdinde tescil edilen markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, marka tescil ettirmek için isim ararken tesadüfen “RIHANNA” markasını bulduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirikişi raporu ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacı şirketin kurucusunun dava dışı dünya çapında şöhrete sahip şarkıcı RIHANNA olduğu, şöhrete de 2005 yılında ulaştığı, bu kişinin dünya çapında ünlü şarkıcı olmasının davacıya ait “RIHANNA” markasını tanınmış kılacağını, davacının “RIHANNA” markasının tescilli olduğu ülke sınıflarının çokluğunun da markanın tanınmış hale gelmesini güçlendirdiğini, dava konusu markayı ilk tescil ettirenin davacı olması nedeniyle davacının üstün hak sahibi olduğu, davacının hem 556 sayılı KHK'nın md. 8 ve ilgili hükümleri, hem de Paris Sözleşmesi uyarınca dava konusu marka üzerinde öncelik ve üstün hak sahipliğinin bulunduğu, bununda bir hükümsüzlük sebebi olduğu gererkçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalının tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/16257, K. 2013/15200, 9 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama