KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/16336 E., 2014/366 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Ocak 2014
- Mahkemesi
- İSTANBUL 1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Vekili
- AV. ...
- Vekili
- AV. ...
Karar Metni
370 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23/02/2012 tarih ve 2010/124-2012/35 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin "MERİT" ibareli tescilli tanınmış markaları bulunduğunu, davalı şirketin müvekkilinin markasından haksız kazanç sağlamak amacıyla, aynı sınıflarda tescilli "MERİT LIFE BULVAR" markasında bu ibareyi kullandığını, davalının eyleminin haksız rekabet ve marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini, markalar arasında bağlantı kurulması ihtimalinin bulunduğunu ileri sürerek, müvekkili markasına tecavüzün önlenmesini, kullandığı markasından ve ilanlarından silinmesini, iptal edilip çıkartılmasını, bu ismin şirket levhası, kayıtları, faturaları, reklamları, tabelalarından çıkartılmasını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 1.000 TL maddi, 350.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini, hüküm özetinin ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, markaların farklı sınıfta tescilli olduğunu, markalar arasında benzerlik de bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin temyiz incelemesinde geçerek onanan kararı ile davacı markasının konaklama ve seyahat sektöründe tanınmış olduğunun kabul edildiği, davalı markasındaki baskın unsurun "MERİT" ibaresi olduğu, tüketicilerin davalı markasını davacının markalarının serisi olarak algılayacağı, davacı markasından haksız yarar sağlayacağı, davalı markasının tüm sınıflar için hükümsüzlüğünün gerektiği, terkin edilinceye kadar tescilli markanın kullanımı yasal olduğundan marka hakkına tecavüzün gerçekleşmediği gerekçesiyle, davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine, diğer taleplerin ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.
.../...
-2-
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Taraflardan · Ayrı ayrı · 25,20 H · 21,15 PH · 04,05 BK · 13.01.2014 -
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/16336, K. 2014/366, 9 Ocak 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama