KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/16489 E., 2013/13931 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Temmuz 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
474 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10.07.2012 tarih ve 2011/121-2012/212 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin kendisine ait araçla davacı şirket adına Türkiye-İtalya arasında fiili taşıma gerçekleştirdiğini, davalıya ait araçta bulunan eşyaların bir kısmının Roma Gümrüğü'ndeki, işlemler henüz tamamlanmadan çalındığını,...'nün çalınan bu emtiaya ilişkin 6.462,58 Euroyu davacının acentesi tarafından verilen teminattan tahsil ettiğini, acenteninde bu bedeli rücuen kendilerinden aldığını, bunun üzerine davacının da bu bedeli genel-gider adı altında davalıya fatura edip tebliğ ettiğini, davalının bu bedeli ödememesi üzerine de ilamsız icra takibine konu ettiklerini, ancak davalı-borçlunun takibe itiraz ettiğini,
oysa ticari ilişki içerisinde CMR'nin 37. maddesi gösterildiği üzere taşımada kusurlu olmadığı halde tazminat ödemek zorunda kalmış taşıyıcının zararın oluşumuna sebebiyet veren taşıyıcıdan ödenmiş olan bu bedeli ve tazminatı rücuen talep edebileceğinin düzenlendiğini, bu çerçevede somut olayda hırsızlık nedeni ile oluşan zarardan kendilerinin sorumlu olmadığını, fiilen taşıma işlemini gerçekleştiren davalı şirketin sorumlu olduğunu iddia ederek davalının itirazının iptaline, aleyhine %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın sigorta poliçesi çerçevesinde Ergo İsviçre Sigorta'ya ihbar edilmesi gerektiğini, bu nedenle davalı şirkete davanın yöneltilemeyeceğini, ayrıca davalı şirketin meydana gelen hırsızlık olayında kusurlu bulunmadığını zira olayın ön görülemeyen, elde olmayan mücbir sebeplerle meydana geldiğini, taşıyıcının tüm çabasına rağmen böyle bir zararın meydana gelmesini önlemesi imkanının bulunmadığını, taşıyıcıya ait T1 belgesi düzenlenmesini, alıcı acentenin yapması gerektiğini, dolayısıyla böyle bir belge düzenlemesinin taşıyıcının insifıyetinde olmadığını, kendilerinin sorumlu tutulamayacaklarını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre. İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkesi'nde görülen 2007/482 sayılı davada çalınan malın sahibi Nur Doğuş Ltd.
Şti’nin Galata A.Ş. aleyhine çalınan malın bedelinin tahsilini talep ettiği, bu davanın sonucunda aracın kilitli olmadığı, korumasız halde sürücüsü tarafından terk edildiği, bu davranışların ağır kusur olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne dair karar verildiği ve bu kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, bu bağlamda davaya konu hasarın oluşmasında davalı taşıyan şirket görevlisi şoförün kusurlu olduğu,
bu itibarla doğan zarardan istihdam eden ve taşıyan sıfatıyla davalı şirketin sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının İstanbul 1. İcra Dairesi'nin 2009/32243 sayılı dosyasına vaki itirazın iptaline, takip konusu alacak üzerinden %40 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/16489, K. 2013/13931, 1 Temmuz 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama