KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/16556 E., 2012/19802 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Aralık 2012
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
478 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11/04/2012 tarih ve 2012/123-2012/123 D.İş sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati haciz isteyen (alacaklı) vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 17.220 TL'nın altında bulunduğundan HUMK.'nun 3156 sayılı kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dava dosyası için Tetkik Hakimi .....tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati hacze itiraz edenler vekili, karşı taraf davalının 7 adet bonoya istinaden ihtiyati haciz talebinde bulunduğunu, mahkemece ihtiyati haciz kararı verildiğini ancak bu bonolardan birinci sırada yer alan dışında diğerlerinin henüz vadelerinin gelmediğini dolayısıyla muaccel olmadıklarını, bonolar üzerinde yazan muacceliyet şartının geçersiz olduğunu ve bu kayıtlara dayanarak vadesi gelmeyen bonolar için verilen ihtiyati haciz kararlarının kaldırılması gerektiğini belirten talepte bulunmuş,
yeniden verdiği talebinde aralarında yapmış oldukları sözleşmeye göre verilen bonolarla ihtiyati haciz kararı verilen bonoların farklı olduğunu ileri sürerek, 01.10.2012, 01.04.2013, 01.10.2013, 01.04.2014, 01.10.2014 ve 01.04.2015 vade tarihli toplam 12.385.000 USD tutarındaki altı adet bonoya istinaden verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.
İhtiyati haciz isteyen vekili, tadil sözleşmesinin 4.1. maddesi ile, işbu Beyan ve Tutanak'ın 20.12.2010 tarihli Hisse Devri ve İbra Sözleşmesi'nin ayrılmaz bir parçası olduğu, sözleşmedeki 15. maddede yer alan muacceliyet kaydı da dahil tüm kayıtların geçerli olduğunun kabul edildiğini, artık bonoların ve sözleşme ve tadil sözleşmesinin tek bir sözleşme oluşturduğunu savunarak, talebin reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, taraflar arasında yapılan 20.12.2010 tarihli sözleşmenin 15. maddesi “devir bedelinin ödenmesi için alıcı tarafından verilmiş olan 7 adet bonodan herhangi birsinin vadesinde ödenmemesi halinde başkaca bir ihtar ve hükme hacet kalmaksızın diğer tüm bonolar muacceliyet kesbeder” şeklinde olup, 7 adet bononun düzenlendiği, daha sonra taraflar arasında yapılan 26.04.2011 ve 17.11.2011 tarihli tadil sözleşmesi ile 20.12.2010 tarihli sözleşmenin tadil edildiği,
yine 26.04.2011 tarihli beyan ve tutanak başlıklı belgenin 2.4. maddesine göre 20.12.2010 tarihli sözleşmede belirtilen 7 adet bononun anlaşmaya göre iade alındığı, bu bonolar yerine 7 adet bono alındığının belirtildiği, ihtiyati haciz kararının ise yeniden düzenlenen bonolar gereğince verildiği, ancak yeniden düzenlenen bonolara ilişkin herhangi birinin vadesinde ödenmemesi halinde diğerlerinin muacceliyet kazanacağına ilişkin ayrıca sözleşme yapılmadığı,
dolayısıyla bonolardaki muacceliyete ilişkin metnin geçersiz olduğu gerekçesiyle, 01.10.2012, 01.02.2013, 01.10.2013, 01.04.2014, 01.10.2014 ve 01.04.2015 vade tarihli bonolar gereğince verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz isteyen vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, ihtiyati haciz isteyen (alacaklı) vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/16556, K. 2012/19802, 4 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama