KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/16560 E., 2012/19182 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2012
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
482 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12/04/2012 tarih ve 2012/215-2012/215 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati haciz isteyen (alacaklı) vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati haciz isteyen alacaklı vekili, asıl borçlu Derva Elek. Enerji İnş.Hırd.İml.San.ve Tic.Ltd.Şti.'ne genel nakdi ve gayrinakdi kredi sözleşmesi ve business card üyelik sözleşmesi kapsamında ticari kredi kullandırıldığını, diğer borçlunun ise müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla sözleşmeleri imzaladığını, borcun ödenmediğini belirterek teminatsız olarak borçluların menkul ve gayrimenkul malları ile 3. şahıslardaki her türlü doğmuş ve doğacak hak ve alacaklarına, kefil yönünden 23.378,43 TL ile sınırlı olmak üzere, ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, teminatsız olarak ihtiyati haciz kararı verilmesinin yasaya göre mümkün olmadığı gibi kredinin kullandırılmış olduğuna ve alacağın doğduğuna dair hiçbir delil de sunulmadığı gerekçesi ile ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz isteyen alacaklı vekili temyiz etmiştir.
Talep, ihtiyati haciz kararı verilmesine ilişkindir. Mahkemece yukarda belirtilen nedenlerle istemin reddine karar verilmiştir. İİK'nun ihtiyati haciz koşullarını düzenleyen 257. maddesinde, vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş bir para borcunun alacaklısının borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği düzenlenmiştir.
Somut olayda, istem dilekçesine ekli belgelerden de anlaşılacağı üzere, alacaklı banka ile karşı taraf arasında imzalanmış bulunan iki ayrı kredi sözleşmesi çerçevesinde tahakkuk eden alacak tutarları için borçlulara hesap kat ihtarı gönderilmiştir. İhtiyati haciz taleplerinde tam bir ispatın aranmasının gerekmediği, yaklaşık ispatın yeterli olduğu da dikkate alındığında, hesap kat ihtarında belirtilen ve ödenmediği ileri sürülen alacak tutarı için alacaklı bankanın ihtiyati haciz talebinde bulunmasında yasaya aykırı bir yön bulunmayıp, mahkemenin kredinin kullandırıldığına ilişkin bir belge sunulmadığı gerekçesi ile talebi reddetmesi doğru olmamıştır.
Öte yandan, mahkemenin karar gerekçesinde, teminatsız ihtiyati haciz kararı verilemeyeceğinden söz edilmiş ve istemin bu nedenle de reddi gerektiği belirtilmiştir.
İİK’nun 259. maddesinin açık hükmü gözetildiğinde, ihtiyati haciz isteyenin teminat göstermesi zorunlu ise de, gösterilmesi zorunlu olan teminatın, ihtiyati haciz isteminin kabulünün önkoşulu olarak belirtilmesi ve giderek bu yolda talepte bulunulmuş olması nedeniyle ihtiyati haciz isteminin tümüyle reddine gerekçe yapılması yasal değildir.
Vakıa odur ki, taraflar arasındaki sözleşmelerde, alacaklı bankanın teminat göstermekten muaf tutulmuş olması, yasanın teminata ilişkin amir hükmünün nazara alınmamasını gerektirmeyeceği gibi alacaklı bankanın sıfatı ve talebe konu alacağın niteliği itibariyle de teminat gösterilmesi gerektiği açıktır.
Ancak, mahkemece, alacaklı bankanın İİK’nun 259. maddesi hükmüne aykırı biçimde kendilerinden teminat alınmaması yolundaki isteminin reddi ile uygun nitelik-nicelikte teminat ile ihtiyati haciz kararı verilmesi gerekirken ihtiyati haciz talebinin yazılı bu gerekçe ile de reddedilmiş olması doğru olmamış, yerel mahkeme kararının açıklanan nedenlerle alacaklı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/16560, K. 2012/19182, 27 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama