KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/1665 E., 2012/2256 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
415 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Denizli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11.12.2009 tarih ve 2007/95-2009/375 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... ve ... tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının şirket ortağı ve müdürü ...'nin eski eşi olduğunu, müvekkilinin babası ...'nin 1984 yılından beri 'Cezayir Usta' adıyla lokanta işlettiğini, markayı tanınır hale getirdiğini, 02.03.2004 tarihinde dava dışı şirket ortağı ve müdürü ...'nin aynı ibareyle ilgili olarak marka başvurusu yaptığını, sonradan 12.05.2006 tarihinde boşandığı eşi olan davalıya markayı kötü niyetli olarak devrettiğini ileri sürerek, davalı adına yapılan tescilin hükümsüzlüğünü, markanın davacı adına tescilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ve dahili davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı şirketin markasını devretmesi için geçerli bir sebebi bulunmadığı, bu yönde herhangi bir karar alınmadığı, devir bedeli olarak alınan miktarın cüzi olduğu, ...'nin müdürlük görevini kötüye kullanarak muvazaalı bir surette markayı devrettiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalı adına kayıtlı markanın hükümsüzlüğüne, markanın davacı adına tesciline karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... ve ... temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ... 'in tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak, davacı tarafın talebi üzerine kararda adı geçen ...’nin davaya katılan olarak kabulü ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinden davalı ... ’le birlikte sorumlu tutulmasına karar verilmiştir. Oysa, ıslahen dahi olsa hasım değiştirilmesi ve 3.kişinin davalı durumuna konulması karar tarihinde yürürlükte olan HUMK.nun 83'ncü maddesine uygun olmadığı gibi esasende böyle bir davada şirket müdürünün de davada yer alması gerekmediğinden, mümeyyiz ...’nin dahili davalı sıfatıyla yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulması da mümkün değildir.
Bu itibarla mahkemece, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin sadece davalı ... ’ten tahsiline karar vermek gerekirken, yanılgılı değerlendirmelerle yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3) Bozma sebep ve şekline göre dahili davalı ...'nin sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/1665, K. 2012/2256, 20 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama