KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/16900 E., 2013/15202 K.·Mahkemesi :ticaret Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Eylül 2013
- Birleşen dava
- İSTANBUL 4. SULH HUKUK MAHKEMESİ 2008/1567 ESAS
Karar Metni
601 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13.06.2012 tarih ve 2007/689-2012/142 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, asıl davada müvekkillerinin müşterek çocuğu...'ın,...'a ait ve bu şahsın yönetimindeki ... plakalı otobüsle seyahat etmekte olduğu sırada meydana gelen trafik kazası sonucu hayatını kaybettiğini, müvekkillerinin otobüsün zorunlu karayolu taşımacılık mali sorumluluk sigortasıyla, karayolu yolcu taşımacılığı zorunlu koltuk ferdi kaza sigortasını yapan davalı Birlik Sigorta A.Ş.'ye başvurduğunu, davalının zorunlu karayolu taşımacılık mali sorumlu sigortası bakımından hazırlanan 13.04.2007 tarihli destekten yoksun kalma hesabına istinaden ödeme yapacağını bildirdiğini,
müvekkillerinden ... için 6.270,71 TL ve ... için 6.586,15 TL olmak üzere 12.856,86 TL hesaplama yaptığını ve bu bedelin müvekkilleri tarafından davalıya noter kanalı ile gönderilen ihtarname ile ihtirazi kayıt konularak 22.05.2007 tarihinde alındığını, davalının destekten yoksun kalma tazminatından kalan kısımdan sorumlu olduğu halde ödeme yapmadığını ileri sürerek, 47.143,14 TL'nin davalı ... şirketinden tahsilini, birleşen davada ise asıl davada talep edilmeyen birikmiş faiz alacağından fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşuluyla 3.600,00 TL faiz alacağının davalı ... şirketinden tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili asıl ve birleşen davada hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatının davalılara 22.05.2007 tarihinde ibraname ile ödendiğini, açılan davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacılara zorunlu koltuk ferdi kaza sigortası kapsamında bulunan bedelin ödendiği, zorunlu karayolu taşımacılık mali sorumluluk sigortası kapsamında ise kısmi ödeme yapıldığı, ödeme sırasında davacılardan 22.05.2007 tarihli makbuz ve ibraname alındığı, davacıların alınan paranın müzayaka halinde alındığını, verilen ibranamenin geçersiz olduğunu 21.05.2007 tarihli ihtarname ile davalıya bildirdikleri gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, 42.600,64 TL'nin davalıdan tahsiline, ıslah tarihi olan 15.05.2012 tarihinden itibaren %9 oranında yasal faiz uygulanmasına, fazla talebin reddine;
birleşen davada ise davacılar vekilinin 15.05.2012 tarihli ıslah dilekçesinde 15.05.2012 tarihine kadar faiz hesaplaması yaparak davasını ıslah etttiği, ıslah dilekçesinde ıslah tarihine kadar faiz miktarını talep ettiği, kabul edilecek ana alacağa da temerrüt tarihinden faiz isteminde bulunduğu, bu şekilde kabul edilmesi durumunda faize faiz yürütülmüş olacağı, davacılar vekilinin ıslah talebinde belirtmiş olduğu birikmiş faiz alacağının 19.372,64 TL ıslah tarihine kadar talep edilen miktar olduğu,
davacılar vekilinin 3.600,00 TL düşmek suretiyle davasını 15.772,64 TL olarak ıslah ettiği gerekçesiyle, ıslah tarihi olan 15.05.2012 tarihine kadar birikmiş faiz talebi 19.372,64 TL'nin davalıdan faiz alacağı olarak tahsili ile davacılara verilmesine, ana alacak üzerinden ise ıslah tarihi olan 15.05.2012 tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin asıl davaya yönelik tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Ancak birleşen dava yönünden, davacılar tarafından verilen ıslah dilekçesinde istenen toplam faiz tutarının açılımı yapılmadığı gibi, mahkemece denetime elverişli olmayacak şekilde istenen rakamın doğru olduğuna dair gerekçeye yer verilerek birleşen davanın tümüyle kabulü doğru olmamıştır.
Bu itibarla mahkemece bu konuda istenen faiz tutarı bakımından davalı ... şirketinin yapmış olduğu ödemeler nazara alınarak bilirkişilerden ek rapor istenerek veya yeniden atanacak bilirkişiden rapor alınarak sonucuna göre karar vermek gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi yerinde olmayıp birleşen davaya yönelik kararın davalı lehine bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/16900, K. 2013/15202, 9 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama