KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/16930 E., 2013/17758 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Ekim 2013
- Mahkemesi
- SULH HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
419 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10.07.2012 tarih ve 2011/931-2012/1162 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili,müvekkilinin Axa Oyak Sigorta A.Ş. ile olan iç ilişki kapsamında aracılık hizmeti dolayısıyla davalıya ait 2.103,00 TL sigorta hizmetlerinden doğan borcu ödediği halde davalının bu borcunu müvekkiline ödemediğinden davalı hakkında icra takibi başlattıklarını ancak davalının itirazı nedeniyle takibin durdurulduğunu ileri sürerek davalının itirazının iptali ile davalı aleyhine %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; müvekkilinin davacı sigorta şirketine herhangi bir ad altında borcu bulunmadığını, toplam 4 adet farklı tarihlerde düzenlenmiş poliçelere istinaden yer alan prim miktarlarının ödenmiş olup hiçbir borçları bulunmadığını, davacı iddiaların hayatın olağan akışına aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ödeme itirazında bulunmuş olup, Axa Sigorta A.Ş.'nin 01/03/2012 ve 46320 nolu yazı cevabından; davalı adına düzenlenmiş olan 17504497-22712859-17634173-19293507-22843919 ve... nolu poliçelere ilişkin peşinat ve prim borçlarının vade tarihlerinde davacı ...Sigorta ve Aracılık Hizmetleri Tic. Ltd.
Şti. tarafından ödendiği ve herhangi bir borcun bulunmadığı bildirilmiş ise de, dosya kapsamından; davacının, poliçelere ilişkin prim borçlarının birikmiş komisyonlarından tahsil edildiğini ve doğrudan ödeme yapılmadığını bildirmesine rağmen verilen cevaba göre ödemelerin, prim borçlarından düşülmeksizin ve vade tarihlerinde yapılmış olduğunun anlaşıldığı, davacı şirketin basiretli bir tacir gibi davranarak,
düzenlemiş olduğu poliçeler nedeniyle vade tarihlerinde ödeme yapılmaması halinde gerekli tedbirleri alıp yasal yollara başvurması mümkün iken, bu borçlardan doğan sorumlulukları yüklenerek üçüncü bir şahıs adına prim borçlarından dolayı kefil gibi davranarak ödeme yapmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davalının kasko primlerini ödediğini ileri sürmüştür. Davalı ise primleri davacının değil kendisinin ödediğini savunmuştur. Poliçeler davacı acente tarafından düzenlendiğine göre prim borçlarını davacıya ödediğini davalı kanıtlamak zorundadır. Kasko sigorta poliçesinin davalıya teslim edilmesi makbuz hükmünde sayılmayacağı gibi poliçe primlerinin peşin ödendiği anlamına da gelmez. Bu itibarla, mahkemece ödemeyi kanıtlama yükümlülüğünün davalı tarafta olduğu, poliçede ödenecek primin gösterildiği nazara alınarak yerinde bulunmayan yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiş hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/16930, K. 2013/17758, 7 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama