KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/17066 E., 2013/16401 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Eylül 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
483 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28/02/2012 tarih ve 2008/616-2012/211 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, 09.01.2004 tarihinde müvekkilinin hiç bir talimatı ve onayı olmaksızın davalı bankadaki hesabından 27.398,78 TL çekilerek, aynı tarihte davalı banka iştiraki olan Garanti Sigorta A.Ş. nezdinde müvekkili adına hayat sigorta poliçesi oluşturulduğunu ileri sürerek, 27.398,78TL'nin faziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, husumetin Garanti Emeklilik ve Hayat A.Ş'ye yönetilmesi gerektiğini, davacının yapılan hayat sigortasını aradan 4 yıldan fazla süre geçtikten sonra itirazda bulunduğunu, davacının işlemden sonra şube ve internet bankacılığıyla hesabında yoğun bankacılık işlemleri yaptığını, söz konusu işleme karşı herhangi bir itirazı olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, dava ihbar olunan sigortacının poliçenin aslını ibraz edemediği, davalı bankanın davacı ile arasındaki mevduat ilişkisini ihlal ettiği, her ne kadar dört yıl boyunca sessiz kalması davalı yan iddiaları kapsamında icazet gibi görünmekte ise de; davacının hesabından alınan söz konusu para karşılığında sigortadan menfaat sağladığı veya sağlayacağı hususunun belgelenmediği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 27.398,78TL'nin davalıdan faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, mevduat hesabından talimatsız çekilen paranın tahsili istemine ilişkindir.
Davacı taraf, 09.01.2004 tarihnde hesaptaki 27.398,78TL'nin hiç bir talimat olmaksızın davalı bankaca çekilerek, dava ihbar edilen Garanti Sigorta A.Ş nezdinde hayat sigorta poliçesi oluşturulduğunu, hesabından çekilen paranın tahsili için davalı bankaya sözlü başvurularına rağmen 2008 yılı başına kadar doyurucu bir yanıt alınamadığını, bu nedenle 23.07.2008 tarihinde dava açmak zorunda kaldıklarını ileri sürmüştür.
Davalı banka da, paranın davacının talimatı ile havale edildiğini ve davacının talebiyle sigorta poliçesi düzenlendiğini ispatlayamamıştır. Bu durumda, somut olayda vekaletsiz iş görme hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. Davacının aynı gün ve devam eden günlerde defalarca aynı hesap üzerinden internet bankacılığı işlemi yapmış olması, hesap ekstre kayıtlarında " 27.398,78TL tek pirimli hayat sig.
GARANTİ EMEKLİLİK" açıklamasının bulunması karşısında, davacının bu işlemden haberdar olmadığı düşünülemeyeceği gibi, esasen davacı da bu işlemden haberdar olduğunu ikrar etmektedir.
İşlem tarihi itibariyle yüksek bir meblağ sayılabilecek paranın bankadan tahsili amacıyla 4 yılı aşkın bir sürenin sözlü görüşme yoluyla sarf edilmesi hayatın olağan akışına aykırı olup, davacının bu süre içinde hesabından yapılan havaleye karşı çıktığına dair başkaca delil ibraz edememesi ve dava dışı sigorta şirketi nezdinde poliçenin iptali ile ilgili herhangi bir işlemde bulunmaması nedeniyle, davacının hesabından çekilen para ile sigorta poliçesi oluşturulmasını benimsediğinin kabulü gerekmektedir.
Bu durumda, davalı banka hakkında açılan davanın reddi yerine kabulüne karar verilmesi doğru olmamış davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülerek kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/17066, K. 2013/16401, 24 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama