İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2012/17272 K.2013/23503

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 32. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15.11.2011 tarih ve 2011/30-2011/112 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi gerekçeli karar davalı vekili ile birleşen davanın davacısı vekili, tavzih talebinin reddi kararı…

Esas2012/17272Karar2013/23503Tarih25 Aralık 2013Okuma4 dk · 832 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2012/17272 E., 2013/23503 K.·Mahkemesi :ticaret Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
25 Aralık 2013
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

832 kelime·4 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 32. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15.11.2011 tarih ve 2011/30-2011/112 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi gerekçeli karar davalı vekili ile birleşen davanın davacısı vekili, tavzih talebinin reddi kararı ise birleşen davanın davacısı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, asıl ve birleşen davada, müvekkilleri ... ve ...'a ait davalı banka nezdindeki müşterek hesapta bulunan 147.000 Euro'nun, banka çalışanı dava dışı ... tarafından zimmete geçirildiğini ileri sürerek, asıl davada fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000 Euro'nun 10.01.2000 tarihinden itibaren işleyecek Euro için devlet bankalarınca uygulanan en yüksek 1 yıl vadeli mevduat faizi ile birlikte aynen ya da tahsil günündeki TL karşılığının davalı bankadan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 06/03/2007 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 73.500 Euro'ya yükseltmiş;

birleşen davada ise fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 73.500 Euro'nun 10/01/2000 tarihinden itibaren işleyecek Euro için devlet bankalarınca uygulanan en yüksek 1 yıllık vadeli mevduat faizi ile birlikte aynen ya da fiili tahsil günündeki TL karşılığının davalı bankadan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı banka vekili, asıl ve birleşen davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece asıl ve birlşen davada, davalı bankanın davacılara karşı sorumlu olduğundan bahisle davanın kabulü ile 73.500 Euro alacağın 5.000 Euro'suna 10/01/2000 tarihinden, 68.500 Euro'nun ıslah tarihi olan 06/03/2007 tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca Euro için Devlet bankalarınca uygulanan en yüksek 1 yıl vadeli mevduat faizi ile birlikte aynen ya da fiili ödeme günündeki TL karşılığının davalı bankadan tahsili ile davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.

Birleşen davanın davacısı vekili, gerekçeli kararda birleşen dava hakkında herhangi bir hüküm tesis edilmediğini ileri sürerek, tavzih talebinde bulunmuş ise de, mahkemece hüküm fıkrasının tavzih ile değiştirilip, genişletilemeyeceği gerekçesi ile talebin reddine karar verilmiştir.

Gerekçeli karar davalı vekili ile birleşen davanın davacısı vekili, tavzih talebinin reddi kararı ise birleşen davanın davacısı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl ve birleşen davada davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2- Türkiye Cumhuriyeti Anayasası yargılamanın açıklığı ilkesini kabul etmiştir. HUMK'un 382 ve devamı maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca düzenlenmiştir. Yargılamanın açık bir şekilde yapılması, tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi esastır. Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır, infaz edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi hükmün gerekçe bölümü ile hüküm fıkrasının uyumlu olması gerekmektedir.

Somut olayda mahkemece gerekçe bölümünde, davalı bankanın mütemerrit olmadığı, dolayısıyla temerrüt tarihinin dava tarihi olarak kabul edildiği belirtilmiş olmasına rağmen, hüküm fıkrasının 1. bendinde talep edilen alacağın ıslah edilmeyen kesimi için faiz başlangıç tarihi olarak 10.01.2000 tarihi esas alınmıştır. Bu durum karşısında, hüküm fıkrasının kararın gerekçe bölümüne uygun yazılmaması doğru olmamış, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

3- Birleşen davada, birleşen davanın davacısı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; her ne kadar anılan davacı vekili, mahkeme kararının hüküm fıkrasında müvekkili hakkında herhangi bir hüküm tesis edilmediğini ileri sürerek, mahkemeden tavzih isteminde bulunmuş ise de, tavzih ile hüküm fıkrasında genişletme veya değiştirme yapılamayacağı gerekçesiyle, tavzih talebinin reddine karar verilmesi doğru görülmüş, anılan davacı vekilinin tavzih isteminin reddi kararına ilişkin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

4- Ancak, birleşen davada davacı ... vekili tarafından davalı banka aleyhine İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açılan davada 20.06.2007 tarihli 2007/179 Esas, 2007/389 Karar sayılı ilamla dosyanın asıl dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.

Mahkemenin karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK'nın 45. ve davamı maddeleri ile kararın temyiz incelemesinin yapıldığı tarih itibariyle yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 166. maddesi uyarınca davaların birleştirilmesine karar verilmesi halinde sadece bunların yargılaması birlikte yürütülmekte olup, her dava bağımsız karakterini korumaktadır.

Bu durumda, mahkemece her dava için ayrı ayrı hüküm kurulmalı, yargılama giderleri ve vekalet ücreti her dava için ayrı ayrı belirlenmelidir. Bu suretle, somut olayda, davacı ... tarafından davalı banka aleyhine de tazminat davası açılmasına ve bu davanın asıl dava ile birleştirilmesine karar verilmesine rağmen, mahkemece

birleşen dava hakkında, gerekçe bölümünde davanın kabulüne yönelik açıklama yapılmış olmasına rağmen hüküm fıkrasında birleşen davaya yer verilmemesi doğru görülmediği gibi, kararın başlık bölümünde de birleşen davaya ilişkin bilgilere yer verilmemesi de doğru görülmemiş ve hükmün bu yönüyle birleşen davanın davacısı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün anılan davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle asıl ve birleşen davada davalı banka vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte yazılı nedenle asıl ve birleşen davada davalı banka vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, hükmün BOZULMASINA, (3) nolu bentte yazılı nedenle, birleşen davada davacı vekilinin tavzih talebinin reddi kararına ilişkin temyiz isteminin REDDİNE, (4) nolu bentte açıklanan nedenle birleşen davada davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün birleşen davada davacı ... yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden birleşen davada davacıya iadesine, 25.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/17272, K. 2013/23503, 25 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/17272
Karar No
2013/23503
Tarih
25 Aralık 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2012/17278 K.2013/33201
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2012/17286 K.2013/32120
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2012/17286 K.2013/22267
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2012/17295 K.2013/22771
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2012/17299 K.2013/22461
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2012/17311 K.2013/22582

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.