KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/17615 E., 2014/7465 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Nisan 2014
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
463 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19.04.2012 tarih ve 2011/484-2012/211 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 15.04.2014 günü tebligata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalıların ... Bankası Ünye Şubesi'ne olan kredi borçlarını 04.04.2008 tarihinde 28.300 TL olarak ödediğini, daha sonra tahsili için davalılara karşı ilamsız icra takibinde bulunduğunu, takibin itirazla durduğunu, müvekkilinin davalılılardan alacaklı olduğunu ileri sürerek ve ıslah isteminde bulunarak, itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, ayrı ayrı davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tam dosya kapsamına göre, davacı tarafından davalılardan ...’ın borçlu, diğer davalı ...’nun ise kefil olarak bulunduğu kredi sözleşmesine istinaden 04.04.2008 tarihinde 28.300 TL ödeme yaptığı, yapılan işbu ödemeye istinaden alacağın tahsili amacı ile mahkemeye alacak davası açtığı, bu alacağın yerinde olduğu gerekçesiyle davacının davasının kabulüne, 28.300 TL alacağın 7.000 TL’sinin dava tarihinden, 21.300 TL’sinin ise ıslah harcının yatırıldığı 10.11.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, vekil adının gerekçeli kararda yanlış yazılmış olmasının maddi hatadan kaynaklanmış olmasına, esasen bu yanlışlığın her zaman mahallinde düzeltilmesinin mümkün bulunmasına, davacının, davalıların asıl borçlu ve müşterek borçlu ve müteselsil kefili oldukları ticari taşıt kredisi borcunu ödediğinin sabit olmasına göre, davalı ... vekilinin tüm, davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Ancak, davacı harcını yatırarak 35.823 TL üzerinden talepte bulunmuş, daha sonra talebini daraltarak 28.300 TL üzerinden hüküm kurulmasını istemiş, mahkemece yazılı şekilde karar verilmiştir. O halde, 7.523 TL tutar üzerinden davanın reddine karar verilmiş gibi kendisini vekille temsil ettiren ve karar bu yönüyle temyiz eden davalı ... yararına hüküm tarihinde geçerli AAÜT uyarınca 902,00 TL vekalet ücretine hükmetmek gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş ve bu nedenle kararın bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/17615, K. 2014/7465, 15 Nisan 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama