KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/1767 E., 2012/3742 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Mart 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
279 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09/12/2009 tarih ve 2008/129-2009/305 sayılı kararı onayan Daire’nin 19/10/2011 gün ve 2010/2632-2011/14150 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin “SEKİ” ibaresinin marka olarak tescili için başvuruda bulunduğunu, müvekkilinin başvuruya yaptığı itirazın TPE YİDK tarafından nihai olarak reddedildiğini, oysa “SEKİ” ibaresinin tescili halinde müvekkiline ait "PEKİ" ibareli marka ile karışıklığa yol açacağını, ayrıca müvekkiline ait markanın tanınmış olduğunu, markanın başka sınıflarda kullanılması halinde bile müvekkiline ait markanın itibarından haksız olarak yararlanacağını ve markanın itibarını zedeleyeceğini ileri sürerek, TPE YİDK’nun 25.02.2008 tarih ve 2008-M-1354 sayılı kararın iptaline, davalıya ait başvurunun tescil edilmiş olması halinde hükümsüzlüğünün tespiti ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili; davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmışıtır.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/1767, K. 2012/3742, 13 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama