KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/17712 E., 2013/18986 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Ekim 2013
- Mahkemesi
- İSTANBUL 1. ANADOLU FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
362 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Anadolu Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk (Kartal Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk) Mahkemesi’nce verilen 31.05.2012 tarih ve 2008/61-2012/173 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakim...arafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin "KAYNAK YAYINLARI" ibaresini 1982 yılından beri kullandığını, bu ibare ile pek çok yayın ve kitap yayınladıklarını, ibareyi Türkiye'de tanınmış marka haline getirdiklerini, davalı şirketin ''KAYNAK'' ibaresi için 16 ve 41. sınıflarda yaptığı marka başvurusunun, 2001 28214 tescil numarası ile 03/06/2003 tarihinde tescil edildiğini, davalının bu markayı tescil ettirerek haksız rekabete neden olduğunu ileri sürerek, talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğüne karar verilerek sicilden terkinini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, basım-yayım hizmet sektöründe ''KAYNAK'' ibaresini ilk kullanan ve bu nedenle gerçek hak sahibi olan davacı şirket olup, her iki tarafça kullanılan bu ibarede ayniyetin bulunduğu açık ise de, aynı ticari faaliyet alanında davalı tarafından markanın 1992 yılından itibaren tescilsiz kullanıldığı, tarafların kendi markalarıyla satış-pazarlama amacıyla aynı ortamlarda bulundukları, bu kullanımların davacı şirket tarafından bilinmemesinin mümkün olmadığı, dava tarihine kadar geçmiş olan 16 sene boyunca davalı aleyhine hiçbir hukuki yola başvurulmadığı,
bunun neticesinde davalı şirket tarafından bir çok yatırımın gerçekleştiği, davalının markası için 23/03/2001 tarihinde tescil başvurusunda bulunduğu, 03/06/2003 tarihinde tescil kararı verildiği ve markanın 2005 yılından beri de davalı tarafından yoğun olarak kullanıldığı, aradan geçen bu süre nazara alındığında markanın hükümsüzlüğü için dava açılmasının MK. 2. maddesi gereğince hakkın kötüye kullanılması sayılacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/17712, K. 2013/18986, 28 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama