KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/17846 E., 2013/15297 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Eylül 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
348 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06.06.2012 tarih ve 2011/530-2012/196 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili ve davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin %33,3 oranında payına sahip ortağı olduğunu, davalı şirket ortaklarının, 17.08.2011 tarihli ortaklar kurulu toplantısında müvekkilinin muhalif oy kullanmasına ve bunu tutanağa geçirtmesine zor kullanarak engel olduklarını, karar defterine toplantının yapıldığı ancak karar alınamadığı yazılmış iken, sonradan müvekkilinin yokluğunda bu yazının üzeri kapatılarak yeniden karar alındığını belirterek 17.08.2011 tarihli 2011/8 sayılı ortaklar kurulu kararının usulüne uygun olmadığının tespitine ve iptaline karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkilleri şirket ortaklarına husumet yöneltilemeyeceğini, davacının toplantı başlamadan diğer ortaklarla tartışarak şirket merkezini terk ettiğini, TTK m. 381 kapsamında davacının iptal davası açamayacağını, müvekkillerinin davacıya yönelik haksız müdahalesinin bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama aşaması devam ederken davacı tarafça şirketteki hisselerinin davalılara devredildiği, buna göre davaya devam etme hakkının hisseleri devralan davalılara geçtiği, pay devriyle davacının aktif dava ehliyetinin sona erdiği gerekçesiyle davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili ve davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davalılar vekilinin temyiz itirazına gelince; mahkemece, davanın husumet yokluğundan reddine karar verildiği halde, davada kendisini vekille temsil ettiren davalılar yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru olmamış, kararın davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/17846, K. 2013/15297, 10 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama