İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2012/18012 K.2012/21616

Taraflar arasında görülen davada Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16.12.2011 tarih ve 2009/378-2011/495 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 11.12.2012 günü hazır…

Esas2012/18012Karar2012/21616Tarih26 Aralık 2012Okuma5 dk · 1.082 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2012/18012 E., 2012/21616 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
26 Aralık 2012
Mahkemesi
TİCARET MAHKEMESİ
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.082 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16.12.2011 tarih ve 2009/378-2011/495 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 11.12.2012 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ....dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi .... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacılar vekili, müvekkili şirketin davalı Banka'dan kullandığı krediye, diğer müvekkilinin kefil olduğunu, kredi borcunun zamanında ödenememesi nedeniyle hesabın kat edilip müvekkiller hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi ve ilamsız takip yoluyla icra takiplerine girişildiğini, yapılan yargılama sonucunda ipotekle talep edilen (406.604,44) TL hariç davalı Banka'nın alacağının toplam (1.745.426,49) TL olduğunun tespit edildiğini, borcun tasfiyesi amacıyla taraflar arasında 07.12.2007 tarihli bir protokol imzalandığını ve müvekkili şirkete ait otelin davalı Banka'ya devreldildiğini,

davalının 07.07.2009 tarihli ihtarname ile kullanım bedeli ödenmediği gerekçesiyle protokolü haksız şekilde feshettiğini, oysa kullanım bedelinin ödenmeye başlanması için otelin teferruat ve müştemilatlarıyla beraber tutanakla teslim edilmesinin gerektiğini, otelin değerinin alacak bedelinden çok fazla ve davalının amacının müvekkillerinin protokol gereği rızasını almadan oteli satmak olduğunu ileri sürerek,

davalı adına tescilli dava konusu otelin tapu kaydının iptali ile müvekkili şirket adına tescilini, bu mümkün olmazsa hesaplanacak gayrimenkul bedelinden davalı alacağının mahsubu ile bakiyeden şimdilik (100.000) TL'nın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacı şirketin protokol gereği kullanım bedelini ödemediği gibi ödemenin aksadığı 3. aydan sonraki 1 ay içinde oteli boş ve sağlam olarak müvekkiline teslim de etmediğini, bunun üzerine protokolün müvekkili tarafından haklı nedenle feshedildiğini, protokolde taşınmazın değerinin açıkça (13.500.000) USD olduğunun belirlendiğini, taşınmazın gerek davacının müvekkili bankaya olan borcunun ödenmesi gerekse taşınmaz üzerindeki çok sayıdaki ipotek alacaklısının alacaklarının ödenmesi amacıyla ve tarafların serbest iradesiyle müvekkiline satıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, dava konusu otelin kullanımının halen davacının elinde bulunması nedeniyle otelin kendilerine teslim edilmediğine ilişkin davacı taraf iddiasına itibar edilmediği, davacı tarafça davalı Banka'ya olan borçlarının tasfiyesi amacıyla serbest iradeleri ile protokol düzenlendiği, borçlarına mahsuben dava konusu otelin mülkiyetinin davalıya devrinin yapıldığı, davalının da taşınmaz üzerindeki takyidatlara ilişkin olarak 3. kişilere ödemeler yaptığı, protokol kapsamında taşınmazın kullanımının davacıya bırakılıp kullanım bedelinin belirlendiği,

davacının ise herhangi bir ödemesinin bulunmadığı, davalı Banka'nın da bu nedenle protokol kapsamında tek taraflı fesih hakkını kullandığı, davacının serbest iradesi ile tapuyu davalıya devrettikten sonra tapu kaydının iptalini isteyemeyeceği, taşınmaz banka tarafından henüz satılmadığından ne kadar bedelle satılacağının şimdiden bilinemeyeceği, taşınmaz davalı tarafından satıldıktan sonra satış bedeli ve masrafları dikkate alınarak protokol kapsamında davacının bir alacağının olup olmadığı belirlenebileceğinden, davacı tarafın bedel talebinin de yerinde görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1- Dava, taraflar arasındaki 07.12.2007 tarihli protokolün haksız feshedildiği iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil, bu mümkün olmazsa alacağın tahsili istemlerine ilişkindir.

Davacıların davalı bankaya olan borçlarının tasfiyesi amacıyla 07.12.2007 tarihli protokolün düzenlendiği, bu protokol gereği davacı şirkete ait otelin tapu kaydının davalıya devredildiği, buna karşılık otelin kullanımının davacı şirkete bırakıldığı, davalının 07.07.2009 tarihli ihtarla davacı şirketin kullanım bedelini ödemediği ve buna rağmen protokol gereği bir ay içinde oteli boş ve sağlam olarak bankaya teslim etmediği gerekçesiyle protokolü tek taraflı olarak feshettiği konularında, taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.

Taraflar arasındaki ilk uyuşmazlık protokolün davalı banka tarafından feshedilmesinin haklı olup olmadığı, ikinci uyuşmazlık ise haklı olup olmamasına göre bu feshin sonucunun ne olacağı noktalarında toplanmaktadır.

Mahkemece otelin kullanımının halen davacıda olması nedeniyle protokolün 2-a maddesinde belirtilen “otelin kullanımının, otelde mevcut tüm teferruat ve müştemilatın tutanakla tespit edildikten sonra başlayacağı” hükmünün bir anlamının kalmadığı, davacının protokol kapsamında belirlenen kullanım bedelini ödemediğinden, bankanın tek taraflı feshinin haklı olduğu sonucuna varılmıştır.

Oysa taraflar arasında çekişmesiz olduğu üzere, otelin mülkiyeti davalı bankaya devredildiği halde, dava konusu otel baştan beri davalı bankanın değil, davacı şirketin elindedir. Tarafların buna rağmen anılan şartı belirlemelerinin bir anlamı olmalıdır. Zira bu protokolün tüm tarafları tacirdir ve TTK.’nun 20. maddesi uyarınca her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi lazımdır.

Dosyaya sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, otelin protokolün imza tarihinde kullanıma hazır olmadığı anlaşılmaktadır. Hatta mahkemece yapılan keşif sonucu düzenlenen 24.05.2010 tarihli bilirkişi raporunda dahi otelin halen bakım ve tadilatlarının devam ettiği, hizmete kapalı ve kullanılamaz durumda olduğu belirlenmiştir. Protokolün 8. maddesinde borçluların kiracı olarak kaldıkları dönemde otelin kullanım amacına uygun bulunmak, bankanın iznini almak ve tüm masraf ve giderleri kendilerine ait olmak kaydıyla otelde değer arttırıcı bakım, onarım ve tadilat işleri yapabileceğine, ancak otelin satılması veya satım olmaksızın bankaya teslimi halinde bu masrafları hiçbir surette bankadan talep

edemeyeceklerine dair hükümden, bu tadilatların davacı şirketçe yapıldığı anlaşılmaktadır. Tüm bu açıklamalardan sonra, protokolün 2-a maddesinin, davacı şirketin kullanım bedelini ödemeye başlamasını, dava konusu otelin kullanıma hazır olması için gerekli tüm teferruat ve müştemilatın otelde mevcut bulunduğunun tespiti, diğer bir deyişle tadilatın tamamlanması şartına bağladığı kabul edilmelidir.

Aksinin kabulü, otelin müşteri kabul edemeyecek, diğer bir deyişle gelir elde edemeyecek durumda olduğu halde, davacının kira bedeli ödemesi anlamına gelir ki bu kabul şekli, hem hayatın olağan akışıyla hem de tarafların otelin mevcut durumunu ve davacının elinde olduğunu bildikleri halde böyle bir şartı kararlaştırmış oldukları gerçeğiyle bağdaşmaz.

Davacı şirketin bu arada oteli işletmiş olması halinde ise anılan şartın gerçekleşmiş olduğu, dolayısıyla davacı şirketin kira bedeli ödemeye başlaması gerektiği de açıktır. Ancak bu husus mahkemece incelenmediği gibi dosya kapsamından da tam olarak anlaşılamamaktadır. Zira, otel keşif tarihinde dahi kullanılamaz olduğu halde, davalı bankaca keşide edilen 07.07.2009 tarihli ihtarda, otelin işletildiğinden söz edilip hasılat payı istenmesi, bu konuda tereddüt uyandırmaktadır.

Elbette ki tadilatı bu şekilde davacı tarafa bırakılan otelin, kullanıma hazır hale getirilmesi için davalı bankaca sonsuza dek beklenecek değildir. Ancak bu husus, hem 07.07.2009 tarihli ihtarın hem de işbu davanın konusu dışındadır.

Bu durum karşısında mahkemece, öncelikle davacı tarafça protokolün 2-a maddesinin ihlal edilip edilmediğinin, dolayısıyla davalı bankanın protokolü tek taraflı feshinin haklı olup olmadığının, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda incelenip değerlendirilmesi, sonrasında da haklı olup olmamasına göre bu feshin sonucunun ne olacağı konusunda bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle taraflar yararına bozulması gerekmiştir. 2- Yukarıda açıklanan bozma neden ve şekline göre, taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) no’lu bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın taraflar yararına BOZULMASINA, (2) no’lu bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin diğer itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin her bir yandan alınarak yek diğerine verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden taraflara iadesine, 26.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/18012, K. 2012/21616, 26 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/18012
Karar No
2012/21616
Tarih
26 Aralık 2012

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2012/18014 K.2012/20370
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2012/18015 K.2012/31242
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2012/18015 K.2012/20710
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2012/18016 K.2012/32354
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2012/18016 K.2012/19993
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/18016 K.2012/21150

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.