KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/18071 E., 2013/10895 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Mayıs 2013
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
449 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26/03/2012 tarih ve 2011/264-2012/214 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili aleyhine ...
14. İcra Müdürlüğü’nün 2008/7573 takip sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, alacak sebebi olarak herhangi bir belge ya da fatura gösterilmediğini, dosyanın diğer borçlusu ...’ya gönderilen ödeme emrine borçlunun itirazı sonucunda takibin durduğunu ve akabinde müvekkiline karşı haciz işlemi yapılarak maaşına haciz konulduğunu, müvekkilinin diğer borçlu ...’nın işyerinde 2007-2009 yılları arasında çalıştığını ancak davalıya takibe konu yapılan bir borcunun bulunmadığını, davalının, müvekkilinin kendisine borçlu olduğunu ispatlaması gerektiğini,
ödeme emrinde müvekkilinin borçlu olarak gösterilmesine karşın adresinin bile yazılmamış olması, diğer borçlunun itirazı üzerine takibin durması akabinde müvekkilinin adresi araştırılarak borcun müvekkilinden tahsil edilmeye çalışılmasının davalının kötüniyetli olduğunu gösterdiğini ileri sürerek, davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti ile davalı aleyhine % 40 kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava dışı diğer borçluya ait işyerini devralan davacının, işyerine ait borçlardan BK’nun 179. maddesi gereğince sorumlu olduğunu savunarak, davanın reddi ile davacı aleyhine % 40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu icra takibinin yeni bir borca ilişkin bulunmayıp dava dışı ...’nın borçlu olarak gözüktüğü ...
İcra Müdürlüğünün 2008/4164 ve 4165 Sayılı takip dosyaları ile tahsilde tekerrür olmamak koşuluyla aynı alacağa ilişkin olarak yapıldığı, anılan dosyalarda yapılan fiili haciz sırasında davacının, işyerinin ve içerisindeki eşyaların kendisine ait olduğunu beyan ettiği, bunun üzerine İcra Hukuk Mahkemesinde açılan davada davacı ...’in asıl borçlu ...’nın işçisi olduğu halde alacaklının alacağının tahsilini imkansız hale getirme kastı ile ... ile birlikte hareket ettikleri ve asıl borçlu ...’nın muvazaalı işlem ile işyerini davacıya devrettiğine karar verildiği,
icra mahkemesi kararı ile sabit olan muvazaalı işlem nedeni ile ...'in de borçlu durumuna düştüğü, ayrıca davacının, asıl borçlu ...'nın işçisi olduğu halde işyerinin kendisine ait olduğunu beyan etmesi karşısında ...'ya ait işyerinin borcundan da devir nedeni ile sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle, davanın reddine, tedbir konulmak suretiyle davalının alacağına geç kavuşması söz konusu olduğundan alacağın % 40’ı oranında icra inkar tazminatının davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/18071, K. 2013/10895, 27 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama