KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/18326 E., 2013/17026 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Eylül 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
458 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 42. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25.06.2012 tarih ve 2011/21-2012/166 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında imzalanan fiili başlangıcı 01.06.2007 tarihi olan taşıma sözleşmesinde davalının, haftanın 5 günü, günlük asgari 250 koli taşıtmayı garanti ve taahhüt ettiğini, taşıma ücretinin koli başına 2 TL + KDV olduğunu, davacının bu iş için kredi ile araç satın aldığını, sözleşme ilişkisi devam ederken davalının, deposunu İstanbul'a taşıdığından bahisle sözleşmeyi 06.09.2007 tarihi itibariyle feshettiğini, bir yıllık olan sözleşmenin davalı tarafından erken ve haksız feshi nedeniyle davalının akde riayet etmesi, etmediği takdirde akit hitamı olan 31.05.2008 tarihi dahil hafta içi günler toplamı 186 günlük taşıma karşılığı 93.000 TL ana alacağın 400 TL işlemiş faiz ve avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin ilaç ve gıda sektöründe faaliyet gösterdiğini, üretim yerinin Bandırma olduğunu, Bandırma'da kurulu bulunan fabrikada taşıma yolu ile sevki gereken malları depoladığı mekanın zorunlu nedenler ve artan talepler karşısında yetersiz hale geldiğini, müvekkili şirketin ilgili Bakanlıkların ve bunlara bağlı kuruluşların sıkı bir denetim altında olduğunu, denetleme raporunda bir kısım hususların yerine getirilmesinin istendiğini, deponun İstanbul'a taşınmak zorunda kalındığını, bu nedenle de davacı ile sözleşmenin haklı nedenle feshedilmek zorunda kalındığını,
davacının sözleşmenin feshinden sonra da aynı araçla nakliye işini sürdürdüğünü ve akdin feshinden dolayı herhangi bir iş ve gelir kaybının olmadığını, davacının yerine getirmediği edimleri ile ilgili doğduğunu iddia ettiği alacağı için çalışacağı sürede yeni işler yaparak para kazandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, sözleşmenin davalı tarafından haksız şekilde feshedildiği, davacının sözleşmenin haksız feshinden dolayı BK’nın 106/2. maddesi uyarınca müspet zararının tazminini isteyebileceği, kar mahrumiyetinin hesabında sözleşmenin feshinden sonra davacının yeni iş bulabilmesi için gerekli olan makul sürenin ne olduğunun hesaba katılması gerektiği, bilirkişilerce davacının sözleşmenin feshinden sonra 4 ay içinde bir iş bulma olanağı olduğu tespit edildiğinden, davacının 4 aylık kar mahrumiyeti talebinde bulunabileceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 22.428 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/18326, K. 2013/17026, 30 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama