KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/18459 E., 2013/18308 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ekim 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
626 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12.07.2012 tarih ve 2011/220-2012/182 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı TMSF vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 17.220 TL'nin altında bulunduğundan HUMK'nun 3156 sayılı kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkillerinin murisinin Yurtbank A.Ş. bünyesinde mevduat hesabının bulunduğunu, banka personelinin, banka sahiplerinden aldığı talimat ve prim vaadi ile aldatıcı ve kasdi yönlendirilmesi sonucunda parasının off shore olarak yatırıldığını, yapılan araştırmada müvekkillerinin murisinin bankaya yatırdığı mevduatın davalı Yurtbank A.Ş. yönetimi tarafından KKTC’de kurulu dava dışı Yurt Security Off Shore Bank Ltd. adlı paravan banka hesabına aktarıldığını ve güvenin kötüye kullanıldığını, bankaya yatırılan paranın hayali şirketlere usulsüz kredi verilerek tüketildiğinin tespit edildiğini ileri sürerek,
fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 14.000 TL’nin 24.11.1999 tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, davacılar vekili 24.05.2011 tarihli celsede davalılardan Balkaner Holding A.Ş. ile davalı ING Bank hakkında davaya devam ettiklerini, bunun dışındaki davalılar yönünden davayı takip etmediklerini bildirmişlerdir.
Davalı ING Bank ve borcu üstlenen TMSF vekili, müvekkili banka ile Yurt Security Off Shore Bank Ltd’nin ayrı tüzel kişilikler olduğunu, müvekkili bankaya husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkili banka tarafından davacının iradesinin yanıltılmasının söz konusu olmadığını, davacının daha yüksek faiz getirisi alabilmek düşüncesiyle parasını bu yolla değerlendirmeyi seçtiğini, dava konusu miktarın Yurt Security Off Shore Bank Ltd’ne havale edilmeden önce müvekkili banka nezdinde vadesiz bir hesapta olduğundan, davacıların iddiaları haklı bulunması halinde uygulanması gereken faiz oranının vadesiz hesaplara uygulanan faiz oranı olması gerektiğini, davada zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin dolduğunu savunarak, davanın usulden ve esastan reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacıların murisinin 14.000 TL’nı 24.11.1999 tarihinde Yurt Bank A.Ş.... Şubesi'ne yatırdığı ve Yurt Securıty Off Shore Ltd. hesap açma bilgilerinin banka kayıtları ile birlikte dosyada olduğu tespit edildiğinden Balkaner Holding yetkililerinin İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılandıkları ve mahkum oldukları belirlendiğinden, bu davada, davalılar borcu üstelenen TMSF (ING Bank) ile diğer davalı ...
Holding A.Ş’nin davacı alacağından sorumlu oldukları, Kıbrıs'daki Off Shore Bankası niteliğindeki muhatap bankanın haczi kabil hiçbir malının olmadığının dosyaya sunulan 10.04.2009 tarihli aciz vesikası ile belirlendiği, zamanaşımının kesildiği bu tarih itibariyle de hak düşürücü süre ve zamanaşımı sürelerinin dolmadığı gerekçesiyle, davanın borcu üstlenen TMSF ve davalı ...
Holding A.Ş. yönünden kabulüne, 14.000 TL’nin hesap tarihi olan 24.11.1999 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte borcu üstlenen TMSF (Ing Bank) ve davalı ... Holding A.Ş’den müştereken ve müteselsilen alınıp davacılara verilmesine, diğer davalılar yönünden davanın takip edilmediği anlaşıldığından bu davalılar hakkındaki davanın HMK’nun 150. maddesi gereğince açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı TMSF vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı TMSF vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Ancak, davacı vekili dava dilekçesinde reeskont faiz talep ettiğine göre, alacağın istem gibi reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar vermek gerekirken, mahkemece talebi aşacak şekilde hüküm altına alınan miktara avans faizi işletilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden HUMK 438/7 madde uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/18459, K. 2013/18308, 21 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama