KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/18534 E., 2013/17896 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Ekim 2013
- Mahkemesi
- SULH HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
475 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Tuzluca Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07.03.2012 tarih ve 2011/35-2012/51 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 17.220 TL'nin altında bulunduğundan HUMK'nın 3156 sayılı Kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait kayısı bahçelerinin "don" rizikolarına karşı davalı tarafından sigorta örtüsüne alındığını, 13/04/2010 tarihinde meydana gelen don olayı nedeniyle kayısı ağaçlarındaki meyvelerin zarar gördüğünü, talep edilmesine rağmen davalı tarafından hasar bedelinin ödenmediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1,000,00 TL'nin faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, benimsenen 30/09/2011 ve 13/10/2011 tarihli bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu don olayının, ağaçların meyve döneminde gerçekleştiği ve meyvelerde oluşan hasarın sigorta poliçesinin kapsamı içinde bulunduğu gerekçesiyle, davanın ıslah edilen miktar olan 8.400,00 TL üzerinden kabulü ile olay tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, sigorta şirketi aleyhine açılan sigorta tazminatının tahsiline ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hukukumuzda kısmi dava açmak mümkündür. Alacaklı alacağının tümü hakkında dava açmak zorunda olmayıp, alacağının belli bir kesimini dava edebilir. Davanın açıldığı tarih itibariyle yürürlükte bulunan HUMK'nın 4. maddesi gereğince, dava konusu alacak alacağın son kesimi ise mahkemenin görevi dava edilen alacak miktarına göre belirlenir.
Eğer dava konusu alacak alacağın son kesimi değilse, yani alacağın dava dışı bırakılan diğer bir kesimi de var ise çekişmeli olan alacak miktarının tamamına göre mahkemenin görevi belirlenir.
Ayrıca karar tarihi itibariyle halen yürürlükte bulunan HMK'nın 4. maddesinde sulh hukuk mahkemesinin görevlendirildiği davalar tek tek belirtilmiş olup, aynı Yasa'nın 2. maddesinde ise dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarda asliye hukuk mahkemesinin görevli olacağı belirtilmiştir.
Somut olayda davacı fazlaya dair haklarını saklı tutarak 1.000,00 TL'nin tahsilini talep etmiştir. Davanın açıldığı sulh hukuk mahkemesi, 01/11/2011 tarihi itibariyle dava değeri 7.780,00 TL'yi aşmayan davalara bakmakla görevlidir. Davacı vekili, 07/03/2012 havale tarihli dilekçesi ile davasını ıslah ederek davasını 8.400,00 TL'ye yükseltmiştir. Bu durumda mahkemece HUMK'nın 4. maddesi ve HMK'nın 2 ve 4. maddeleri gereğince görevsizlik kararı verilerek dosyanın asliye hukuk mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın re'sen bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalılar vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/18534, K. 2013/17896, 8 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama