KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/1856 E., 2013/18648 K.·(İstanbul 51. Asliye Ticaret Mahkemesi)
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Ekim 2013
- Mahkemesi
- DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ
Karar Metni
642 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Denizcilik İhtisas (İstanbul 51. Asliye Ticaret) Mahkemesi’nce verilen 28.07.2011 tarih ve 2010/379-2011/317 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 22.10.2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Av. Savaş Kürşat Kamacı dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin usta gemici olarak davalıya ait çeşitli yabancı bayraklı gemilerde iş akdi ile çalıştığını, son imzaladığı iş akdinin ise haklı neden olmaksızın feshedildiğini, müvekkilinin davalıdan ödenmeyen ve eksik ödenen ücretler ile kıdem ve ihbar tazminatları, fazla mesai ücretleri, genel tatil ücretleri ve sözleşme uyarınca hak kazanılan izin ikramiyeleri nedeniyle alacaklı olduğunu ileri sürerek, fazlaya ait haklar saklı tutularak açılan davada yargılama sırasında yapılan ıslah ile toplam 15.046,67 TL'nin faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın iş mahkemesinde görülmesi gerektiğini, müvekkili ile davacı arasında “M/V Martı Prosperity” isimli gemide çalışmak üzere 09.04.2009 tarihli ve 6 ay süreli hizmet akdi yapıldığını, sözleşmenin belirli süreli olup, sürenin dolması ile sona erdiğini ve davacının tüm aylıklarının ödendiğini, ancak dava dilekçesinde başka gemi isimleri de belirtilmiş olup, bu gemilerde de davacının müvekkili tarafından çalıştırıldığı iddia edilmiş ise de bu iddiaların doğru olmadığını, müvekkilinin adı geçen gemilerin sahip veya işleteni olmayıp, bu konuda davacı ile yapılmış herhangi bir hizmet sözleşmesinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalıya ait gemilerde çalıştığı, toplam kıdem ve hizmet süresinin 1 yıl 2 ay 26 gün olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 15.046,67 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4.700,00 TL'ye 25.06.2010 tarihinden itibaren, 10.346,67 TL'ye ıslah tarihi olan 16.06.2011 tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, davacının davalıya ait çeşitli gemilerde çalışması karşılığı hak ettiği işçilik haklarının tahsili istemine ilişkindir.
854 sayılı Deniz İş Kanunu'nun 1. maddesinde, bu kanunun denizlerde, göllerde ve akarsularda Türk Bayrağını taşıyan ve yüz ve daha yukarı grostonilatoluk gemilerde bir hizmet akdi ile çalışan gemi adamları ve bunların işverenleri hakkında uygulanacağı düzenlenmiştir.
Somut olayda davacı, davalıya ait yabancı bayraklı gemilerde çalıştığını iddia ederek bu çalışmaları karşılığı hak ettiği işçilik alacaklarını talep ettiği gibi 09.04.2009 tarihli hizmet akdine dayalı olarak davalı şirkete ait Türk bandıralı 3958 gros tonluk Martı Prosperity gemisinde çalıştığı döneme ilişkin işçilik haklarını da talep ederek sonuçta davalıya ait çeşitli gemilerde geçen ve tüm çalışma süresini kapsayan istemlerde bulunmuştur.Davacı, davalının yaptığı görevlendirme uyarınca Türk ve yabancı bandıralı gemilerde çalıştığını iddia ederek tüm çalışmaları karşılığı hak ettiği tutarların ödenmesi amacıyla açtığı işbu davada,
davaya konu talepleri arasında davalı ile Deniz İş Kanunu'nun 1. maddesi kapsamında bulunan bir hizmetinin de olduğu anlaşıldığından bu talep yönünden davaya bakmakla görevli mahkeme İş Mahkemesidir.
Bu durumda, daha özel görevli ihtisas mahkemesi niteliğindeki bir mahkeme olan İş Mahkemesi'nin görev alanına giren bir alacakla birlikte talep edilmiş olan diğer alacakların da aynı mahkemece görülerek sonuçlandırılmasında taraflar açısından hukuki yarar bulunup, davaların ayrılmasında bir yarar olmayacağı da anlaşılmakla, davanın İş Mahkemesi'nde görülmesi için görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde yargılamaya devam olunarak uyuşmazlığın esasına girilerek karar verilmesi doğru görülmemiş olup, davalı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/1856, K. 2013/18648, 24 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama