KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/18702 E., 2013/17290 K.·Mahkemesi :ticaret Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Ekim 2013
Karar Metni
629 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02/02/2012 tarih ve 2011/85-2012/85 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinden ...'ın, davalılardan ...'ün dava dışı limited şirketteki % 50 hissesini 300.000 TL karşılığı devraldığını ve bu miktarı ödediğini, hisse devri gerçekleştikten sonra davalı ...'ün müvekkili ...'ı, hisselerini devraldığı şirketin işlettiği kantinlerin kira bedelini ödeyeceği gerekçesiyle, keşidecisi diğer müvekkili olan toplam 201.000 TL tutarlı çekleri aldığını, ancak daha sonra müvekkilinin bu kantinleri başkalarının işlettiğini öğrendiğini, bu nedenle verilen çeklerin bedelsiz kaldığını, çeklerin bir kısmının ödendiğini,
ödenmeyen çeklerinde davalı şirketlere davalı ... tarafından aralarındaki kira sözleşmesi gereği ciro edildiğini, davalı şirketlerin kötüniyetli olduğunu, davalı ...'in müvekkili Hüseyin'i dolandırdığını bildiklerini ileri sürerek toplamda 121.250 TL tutarındaki çekler nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ve çeklerin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirketler vekilleri, dava konusu çekleri, dava dışı şirketle aralarında yapılan kantin işletme sözlşemeleri gereğince işletme bedeli olarak dava dışı şirketin yetkilisi olan davalı ... tarafından kendilerine verildiğini, müvekkillerine husumet yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir. Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu çeklerin davalı ...'e davacı ... tarafından limited şirket hisse devir bedeli olarak verildiği, davalı ...'in de bu çekleri, anılan davalının yetkilisi olduğu dava dışı ...Taşımacılık İnş. Otomotiv Gıda San. ve Tic. Ltd.
Şti ile diğer davalılar arasında imzalanan sözleşme gereği ciro ettiğini, hisse devrinin geçeriliğinin dava konusu olmadığı, davanın konusunun devir bedeli olarak verilen ve sözleşme ilişkisi nedeniyle diğer davalılara geçen çeklerin iptaline ilişkin olduğu bu nedenele davacı ... yönünden husumetin davalılara yöneltilemeyeceği, davalı ... yönünden de, bu davacı ile davalılar arasında hiçbir ilişki bulunmayıp çeklerin keşidecisi olması nedeniyle çeklerin iptali hususunda davalılara husumet yöneltmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın HMK 115. gereğince reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, toplam 121.250,00 TL bedelli çekler nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ilişkin olup, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere, davacı ... keşideci, diğer davacıda, dava konusu çekleri davalı ...'e ciro eden durumundadır.
Davacı taraf çeklerin hisse devri nedeniyle değil, davacı ...'inde hissedarı olduğu dava dışı limited şirket tarafından işletilen kantinlerin kira bedeline karşılık, davalı ...'e verildiğini, ancak daha sonra kantinlerin başkaları tarafından işletildiğinin anlaşıldığını, bu nedenle dava konusu çeklerin karşılıksız kaldığını, hamil durumunda bulunan diğer davalıların da çekleri, karşılıksız olduklarını bile bile, borçluların zararına, devraldıklarını ileri sürmüştür.
Dosya içerisinde, dava konusu çeklerin hangi nedenle verildiğini belirleyen yazılı bir belgeye rastlanmamıştır. Dava konusu çeklerin, ilk verildiği davalı ...'de davaya cevap vermemek ve duruşmaya gelmemek suretiyle davayı inkar etmiş durumdadır.
Tüm bunlara rağmen, mahkemece, dava konusu çeklerin, hisse devri nedeniyle verildiğinin kabulü doğru olmadığı gibi, dava konusu çeklerin keşidecisi, davacı ...'ın İİK'nın 72. maddesi uyarınca menfi tespit davası açabileceği gözden kaçırılarak, davanın 6762 Sayılı Yasa'nın 669 vd. maddelerinde öngörülen, hasımsız açılan bir zayi iptal davası olduğu farz edilerek davacı ...'ın bu şekilde dava açmayacağına yönelik mahkeme gerekçesi de yerinde değildir.
Bu itibarla, mahkemece, davacının, dava konusu çeklerin kira bedeline karşılık verildiği iddiasını yazılı başka delille ispatlayamaması ve çeklerin bir borcun ödenmesi için verildiği karinesinin mevcut olması karşısında, davacılara, delil listesinde yemin deliline dayandığı gözetilerek, davalı ...'e yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak, davacıların bu hususu kanıtlamaları halinde, diğer davalıların kötü niyetini her türlü delille kanıtlayabilecekleri nazara alınarak, diğer davalıların dava konusu çekleri karşılıksız olduklarını bile bile, kendilerinin zararına olarak devraldıklarını ispatlama imkanı verilerek oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken yazılı şeklide hüküm tesisi doğru olmamış kararın bu nedenlerle davacılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/18702, K. 2013/17290, 2 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama