KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/18726 E., 2013/17100 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Eylül 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
435 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15/05/2012 tarih ve 2011/232-2012/138 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, davalının, ortağı bulunduğu dava dışı ...Turizm Nakliyat İthalat Ltd.Şti.'nin borçlarının tamamen ödenmesi şartı ile borçlarının tasfiyesinin teminatı olarak 125.000,00 Euro tutarlı senet karşılığında davalının şirketteki %45 hissesini kendisine devrettiğini, kendisinin de tüm borçları diğer ortağın üstlenmesi şartı ile davalıdan almış olduğu şirket hissesini dava dışı Abdulkadir Kınacı'ya devrettiğini, ancak şirketin borçlarının teminatı olarak davalıya verilen 125.000,00 Euro bedelli teminat senedinin iade edilmediğini, keşide tarihi ve vade tarihi de atılmak suretiyle icra takibi başlatıldığını,
davalının bedelsiz senedi kullanmak suçundan cezalandırıldığını ileri sürerek, bedelsiz ve teminat senedi olduğu tespit edilen ve kambiyo niteliği bulunmayan senede istinaden yapılan icra takibi nedeniyle borçlu bulunmadığının tespiti ile takibin iptaline ve %40 inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davalının davaya konu senet nedeniyle bedelsiz kalan senedi kullanmak suçundan cezalandırıldığı ve kararın kesinleştiği, ceza mahkemesindeki olguların kesinleşmiş olması nedeni ile kesin delil niteliğinde olup aksi iddia ve ispat edilemediğinden mahkemeyi bağlayacağı, bu nedenle davaya konusu takibe dayanak yapılan senedin bedelsiz kaldığının kabulü gerektiği, davalının bedelsiz kaldığını bildiği halde senedi işleme koyması nedeniyle kötü niyetli olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararı davalı temyiz etmiştir.
1- Dava, menfi tespit istemine ilişkin olup, davacı Ankara 2. İcra Müdürlüğü'nün 2007/10199 sayılı icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir. Dava dilekçesi, davalıya Tebligat Kanunun 35. maddesine göre tebliğ edilmiştir. Ancak davalının adresi, kendisinin davacı aleyhine giriştiği Ankara 2. İcra Müdürlüğünün 2007/10199 esas sayılı icra takip dosyasında "8. Cad.
29/3 Emek/Ankara” olarak gösterilmiş, yine davalının yargılandığı ve davacının müdahil olarak katıldığı Ankara 11. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2009/462 Esas, 2011/707 Karar sayılı dosyasında da davalının adresi belli olduğu halde, dava dilekçesinin fiilen davacının oturmadığı mernis adresine tebliğe çıkarılması ve tebligat yapılamayınca Tebligat Kanunu 35. maddeye göre tebligat yapılması geçerli bir tebligat olarak kabul edilemez.
Bu itibarla, dava dilekçesinin usulüne uygun tebliği yapılıp taraf teşkili sağlanmadan davanın görülüp sonuçlandırılması doğru olmamış,hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir. 2- Bozma sebep ve şekline göre davalının sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/18726, K. 2013/17100, 30 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama