İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2012/18751 K.2014/4979

Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 05/10/2012 tarih ve 2011/26-2012/480 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 14/03/2014 günü başkaca…

Esas2012/18751Karar2014/4979Tarih14 Mart 2014Okuma4 dk · 771 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2012/18751 E., 2014/4979 K.·Mahkemesi : Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
14 Mart 2014
Tarihi
05/10/2012
Numarası
2011/26-2012/480
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

771 kelime·4 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 05/10/2012 tarih ve 2011/26-2012/480 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 14/03/2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalılar vekili Av. U.. E.K.. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin kurucu ortağı olduğunu, davalı F..A..'ün müvekkiline ve eşine ait şirket hisselerini hileli bir işlemle devraldığını, durumu öğrenen müvekkilinin hisselerini devretmediğinin tespiti için açtığı davanın lehine sonuçlandığını, bu karara rağmen müvekkilinin davalı şirketin 09.03.2010 tarihinde yapılan genel kurul toplantısına davet edilmediğini, aslında söz konusu genel kurul toplantısının yapılmadığını, bu durumun noter aracılığıyla tespit edildiğini, ilgililer hakkında suç duyurusunda bulunduklarını, bu durumda geçerli bir genel kurul toplantısından bahsedilemeyeceğini ileri sürerek, davalı şirketin 09.03.2010 tarihli genel kurul kararlarının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili, davacının müvekkili şirketin ortağı olmaması nedeniyle işbu davayı açamayacağını, dava dilekçesinde bahsi geçen mahkeme kararının genel kurulun yapıldığı tarih itibariyle kesinleşmediğini, yapılan genel kurulun ve bu kurulda alınan kararların hukuka uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı şirketin ortağı olduğunun Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04.06.2009 tarihli kararı ile tespit edildiği, bu karara rağmen davacının usulüne uygun olarak 09.03.2010 tarihinde yapılan genel kurula davet edilmediği, her ne kadar davalı tarafça iptali istenilen genel kurulun yapıldığı tarihte kesinleşmiş bir mahkeme kararı ile ortaklığın tespit edilmediği, bu nedenle de davacının genel kurula çağrılmasının söz konusu olmadığı savunulmuş ise de esasen anılan mahkeme kararı ile zaten şirket ortağı durumunda bulunan davacının hakkının tespit edildiği,

bu kararın yenilik doğurucu nitelikte değil tespit niteliğinde olduğu, davacının yapılan genel kurul toplantısına davet edilmemesinin ve dolayısıyla oyunu kullanamamasının, söz konusu toplantıda alınan kararların yasa, anasözleşme ve objektif iyiniyet kuralları ile bağdaşmaması sonucunu doğurduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı şirketin 09.03.2010 tarihli genel kurulunda alınan kararların iptaline karar verilmiştir.

Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, gerek dava tarihinde yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK'nın 275. maddesi, gerekse yargılama sırasında yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK'nın 266. maddesi uyarınca ancak çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişi incelemesinin yaptırılabilecek olmasına, somut olayda, davacının ortak sıfatının ve iptali istenilen genel kurulda oy hakkına sahip olup olmadığının hakimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgi ile çözümlenebilecek nitelik taşımasına,

davacının davalı şirkette 61.380 hisseye sahip bulunduğunun Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2009/321-339 E.K. sayılı ilamı ile belirlenmiş bulunmasına, somut uyuşmazlığa uygulanması gereken 6762 sayılı TTK'nın 374. maddesi uyarınca şirket yönetim kurulu üyelerinin kendi ibralarına ilişkin oylamada oy kullanamayacakları da gözetildiğinde, davacının oy oranının ibra oylamasında sonucu etkileyecek nitelikte olmasına,

09.03.2010 tarihli genel kurulda şirket yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin 5 nolu maddenin bu nedenle iptali gerekirken yazılı gerekçe ile anılan maddenin iptal edilmiş olması doğru olmamış ise de söz konusu madde yönünden sonucu itibariyle hükmün doğru görülmesine göre davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.

2-Dava, anonim şirket genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkin olup mahkemece, davacının iptali istenilen genel kurul toplantısına çağrılmamasının söz konusu toplantıda alınan kararların, yasaya, anasözleşmeye ve objektif iyiniyet kurallarına aykırılığı sonucunu doğurduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Ancak, Dairemizin yerleşmiş içtihatları gereğince, genel kurul toplantısına çağrıda usulsüzlük olsa bile, salt bu nedenle genel kurul kararlarının iptali gerekmeyip aynı zamanda, alınan kararların yasaya, anasözleşmeye veya objektif iyiniyet kurallarına aykırı olduğunun da iddia ve ispat edilmesi gerekmektedir.

Çağrıda usulsüzlük yalnızca iptal davası açma hakkı verdiğinden, mahkemece, iptali istenilen genel kurulda alınan 4 nolu kararın yasaya, anasözleşmeye veya objektif iyiniyet kurallarına aykırı olup olmadığının değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, salt toplantıya çağrı yapılmadığı gerekçesiyle genel kurul kararının iptaline karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

3-Ayrıca, genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkin davanın sadece ortaklık tüzel kişiliğine karşı açılması gerekmekte olup bu türden bir davada ortaklara husumet yöneltilmesi mümkün değildir. Bu itibarla, davalı M..F..l A.. hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınıp, davalılara verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edendavalılara iadesine, 14/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/18751, K. 2014/4979, 14 Mart 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/18751
Karar No
2014/4979
Tarih
14 Mart 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2012/18752 K.2014/3931
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2012/18754 K.2014/3918
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/18754 K.2014/4833
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/18759 K.2014/4425
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2012/18761 K.2014/3908
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/18764 K.2014/5908

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.