KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/19109 E., 2013/17046 K.·Mahkemesi 2011/24 Esas
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Eylül 2013
- Mahkemesi
- FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
- Birleşen dava
- ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
Karar Metni
752 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12.06.2012 tarih ve 2011/17-2012/159 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı TPE vekili, davalı/birleşen davada davacı banka vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava HUMK'nın 3494 sayılı Kanunla değişik 348/1. maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten,
dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl davada davacı vekili, müvekkilinin Türk Telekomünikasyon A.Ş. iştirak şirketlerinden olup ODTÜ Teknokent bölgesinde bilişim sektöründe faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin Milli Eğitim Bakanlığı' na bağlı birçok okulda yardımcı ders materyali olarak kullanılan bilgisayar ve internet erişimli "Vitamin" markalı eğitim yazılımları ve e-eğitim hizmetinin yaratıcısı ve sahibi olduğunu, müvekkili şirketin TPE nezdinde "vitamin", "vitamin okul+şekil", "vitamin eğitim" ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının,
bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "İŞ E VİTAMİNİ" ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı TPE’ne başvuruda bulunduğunu, müvekkilince yapılan itirazın nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini; oysa müvekkilinin "VİTAMİN" ibareli markalarının toplumda yüksek tanınmışlık seviyesine sahip olduğunu, üstelik mal ve hizmet kapsamlarının da bire bir aynı bulunduğunu; bu nedenle davaya konu kararın hukuka aykırı olduğunu, ayrıca davalı bankanın kötüniyetli olduğunu ileri sürerek,
2010-M-4385 sayılı YİDK kararının iptaline, tescili halinde davalı bankanın markasının hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiş, birleşen davada ise davalı olarak, davanın reddini istemiştir.
Asıl davada davalı/birleşen davada davacı ...Ş vekili, müvekkili şirkete ait "İŞ" logo başvurusunun yıllardır tanınmış ve bilinen, tescilli bir marka olduğunu, tescili talep edilen "İŞ E VİTAMİNİ" ibaresinin davacının iddialarının aksine, davacıya ait markalardan farklı olduğunu, zira başvuruda "İŞ" ibare ve logosunun asıl unsur olduğunu, karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, davacının markasının tanınmışlığına dair TPE'de bir kayıt olmadığını, savunarak asıl davanın reddini istemiş, birleşen davada ise davacı vekili olarak,
müvekkilinin "İŞ E VİTAMİNİ" ibareli başvurusunun ilanına davalı Sebit A.Ş'nin "VİTAMİN" ibareli markalarını dayanak göstererek itiraz ettiğini; itirazlarının YİDK tarafından kısmen kabulüne, bir kısım emtianın başvrudan çıkartılmasına karar verildiğini, oysa markalar arasında benzerlik bulunmadığını, itirazın kısmen kabulü yönündeki YİDK kararının yerinde olmadığını; ileri sürerek TPE YİDK'nun 2010-M-4385 sayılı kararının davalı itirazının kısmen kabulüne dair bölümü yönünden iptaline, başvuru işlemlerinin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl ve birleşen davada davalı TPE vekili, YİDK kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak asıl ve birleşen davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı bankanın başvurusu "İŞ (logo) E VİTAMİNİ" ibaresinden oluşurken, davacının itiraza dayanak markaları "VİTAMİN", "VİTAMİN Okul", "VİTAMİN EĞİTİM" ibarelerinden oluştuğu, davalı başvurusunda asıl unsur "İŞ E VİTAMİNİ" ibaresi olduğu, başvurudaki İŞ (logo) ibaresi davalının firmaya vurgu yapan lider markası olup, "E VİTAMİNİ" ürün ya da hizmeti bildiren marka olarak algılanacak nitelikte ve büyüklükte olduğu, davacı markalarında ise, "eğitim" ve "okul" ibareleri hedef kullanım amacına gönderme içermekte olduğundan tali unsura karşılık geldiği,
davacı markalarının asıl unsuru da "VİTAMİN" ibaresi olduğu, dolayısıyla, dolayısıyla taraf markalarının genel intiba, görünüm, okunuş ve anlam olarak benzer oldukları, davacı markasının özellikle "eğitim, öğretim hizmetleri, eğitim öğretim amaçlı yazılımlar, bilgisayar destekli programları alanında belirli bir tanınmışlığa ulaştığı; özellikle aynı veya benzer mal ve hizmetler yönünden ortalama tüketicinin markalar arasında idari, ticari veya ekonomik bir bağlantı olduğu;
bu nedenle, tüketicinin davacı markası arkasında bulunan firma veya kişinin davalı ile bir işbirliği içine girdiği ürün veya hizmetin iki firmanın ortak girişimi ile üretildiği ya da sunulduğu yanılgısına düşerek, davalı ürün veya hizmetlerini tercih etmesi riskinin yüksek bulunduğu, KHK'nın 8/1-b hükmü uyarınca benzer mal ve hizmetler yönünden asıl davanın kısmen kabulü koşullarının oluştuğu, farklı bulunan çekişmeli mal ve hizmetler yönünden KHK'nın 8/4 hükmünde belirlenen tescil engeli ve hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı,
asıl davanın farklı bu mallar yönünden kısmen reddi gerektiği, gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı TPE vekili, davalı/birleşen davada davacı banka vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı TPE vekili, davalı/birleşen davada davacı banka vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/19109, K. 2013/17046, 30 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama