KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/1952 E., 2012/3471 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Mart 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
407 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Mersin 2.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 31.12.2009 gün ve 2006/153 - 2009/422 sayılı kararı onayan Daire’nin 19.12.2011 gün ve 2010/6855 - 2011/17281 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 25.300 TL karşılığı döviz ödeme hususunda dava dışı kişiyle anlaştığını, 24/08/2005 tarihinde davalı bankaya 4 ayrı şahıs tarafından toplam 25.300 TL havalenin gönderildiğini, kasa müsait olmadığından saat 16:00’da ödeme yapılacağının davalı banka çalışanlarınca müvekkiline bildirildiğini, bankaya duyulan güven nedeniyle 18.373 USD’nin havale göndericisi elemanına ödendiğini, ancak saat 16:00’da bankaya giden müvekkilinin havalenin muvafakati olmaksızın iptal edildiğini öğrendiğini, bankanın kusurlu ve sorumlu olduğunu ileri sürerek, 25.300 TL’nın 24/08/2005 tarihinden itibaren faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, bankanın müşterilerinin talimatıyla gönderilen havalelerin davacının hesabına ve egemenlik alanına girmeden havale gönderenler tarafından iptal edildiğini, davacının tanımadığı bir kişiye döviz teslim etmekle basiretli davranmadığını ve iddiasının inandırıcı olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, BK’nun 459. maddesi gereğince gelen havaleleri ihtiraz-i kayıt konulmadan kabul eden bankanın havalelerin geldiğini lehdar davacıya bildirmesi nedeniyle davacıya ödeme yapmak ile yükümlü olduğu, BK'nun 461. maddesinde gönderenin bankaya karşı ancak lehdarın kabul beyanını iletmesi anına kadar havaleden rücu edebileceğinin düzenlendiği, somut olayda davalı bankanın havaleleri davacıya bildirilmiş olmasına rağmen, basiretli bir tacir olarak havaleyi bloke ederek veya davacı adına geçici bir hesaba naklederek koruma altına alması gerektiği halde gönderenin talebi ile geri çekilmesinde kusurlu olduğu,
BK'nun 459/1-son cümle hükmü gereğince davalının davacıya karşı gönderen ile ilişkilerinden kaynaklanan def’ide bulunamayacağından davacının zararını ispatlaması gerekmediği, bu nedenle gönderenlerin sanık olduğu davalı banka çalışanlarının yargılanmadığı ceza davasının sonucunun beklenmesine de gerek olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 19.12.2011 günlü ilamıyla onanmıştır.
Davalı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/1952, K. 2012/3471, 8 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama