KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/2221 E., 2013/18617 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Ekim 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
402 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 13. Asliye Mahkemesi’nce verilen 09.03.2011 tarih ve 20087713-2011/169 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 22.10.2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av.... ve davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, icra takip konusu alacağını temlik eden ...’un müvekkilleri şirketin eski ortağı olduğunu, hisselerini icra takip tarihinden 6 gün önce devrettiğini, ...'un müvekkili şirketten herhangi bir hak ve alacağının bulunmamasına rağmen, temlik alan davalı ... ile kötü niyetli olarak işbirliği içerisinde müvekkili şirket aleyhine icra takibi gerçekleştirdiklerini ve şirketin haberi olmaksızın takibi usulsüz olarak kesinleştirdiklerini, davalının icra takip konusu alacağını ispat etmesi gerektiğini ileri sürerek,
müvekkilinin icra takibi sebebiyle davalıya borçlu olmadığının tespitini, icra takibinde haksız ve kötü niyetli olması sebebiyle alacak miktarının %40'ından aşağı olmamak üzere İİK m.72/5 uyarınca zarar miktarının davalı-alacaklıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, iddiaların haksız olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, dava dışı ...’un davacı şirketteki hisselerini noter senedi ile sattığı ve bedelini tam olarak aldığı, davacı defterlerinde görülen alacağının sermaye artırımı olarak ödenen bedel olduğu, dava dışı ...’un davacı şirketten herhangi bir alacağının olmadığı, dolayısı ile alacağı temlik alan davalının da davacıdan herhangi bir alacağının olmadığı, kötü niyet tazminatı isteminin koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacı şirketin dava konusu icra takibi nedeni ile davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalı alacaklının temlik alacaklısı olması nedeni ile davacı lehine kötü niyet tazminatına hükmetmeye yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/2221, K. 2013/18617, 24 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama