KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/2262 E., 2013/18615 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Ekim 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
539 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Eskişehir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08/12/2011 tarih ve 2008/312-2011/500 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 22.10.2013 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalılar vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin önceki unvanının ... Kalp ve Sağlık Hizmetleri Ltd. Şti. olduğunu, müvekkilinin müdürü olan davalı ...’ın, müvekkilinin ...Hastanesi ile olan sözleşmesinin, anjiyo işletme ruhsatını aldıktan 1 yıl sonra mevcut cihaz yerine sıfır cihaz koymamak ve başvurusu kabul edildiği halde leasing yoluyla cihaz temin etmemek suretiyle bilerek feshine sebebiyet verdiğini, daha sonra müvekkili şirketin diğer 2 ortağının da ortak olduğu ... Ltd.
Şti ile sözleşme imzalayıp, müvekkili şirket cirosunun %30’unu bu şirkete aktararak örtülü kar transferi yaptığını, anılan sözleşme feshedildikten sonra sermayesinin %99’una sahip olduğu davalı şirketi kurup Hastane ile sözleşme yaparak müvekkilinin verdiği hizmeti vermeye başladığını, TTK.'nun sadakat yükümlülüğü ve rekabet etmeme yasağına aykırı davrandığından meydana gelen zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek, müvekkilinin uğradığı gelir kaybının tespiti ile şimdilik 8.000 TL.’nin davalılardan müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin müdürlük görevinden 29.09.2006 tarihinde, şirket ortaklığından da 19.10.2006 tarihinde ayrıldığından davalı sıfatının bulunmadığını, TTK.'nın rekabet yasağına aykırılık halini düzenleyen 335/3. maddesinde belirtilen 3 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, iddianın haksız olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, davacının mali durumunun yenilenmesi gereken anjiyo cihazını satın almaya yeterli olmadığı, davalının cihazı finansal kiralama yöntemiyle temin için üç şirkete başvurduğu, ipotek koşulu sağlanamadığından işlemin gerçekleşmediği, davalının şahsi taşınmazını ipotek ederek kiralama sözleşmesi yapma zorunluluğunun bulunmadığı, davacının sözleşmenin feshinden kısa bir süre sonra sahip olduğu cihazı satmakla işi terk ettiği, dolayısıyla sözleşmenin feshinin davalının ihmalinden kaynaklandığı iddiasının haklı bulunmadığı, kaldı ki sözleşmenin ibranamenin düzenlendiği tarihte feshedildiği,
fesih sebebinin de davacı şirket tarafından bilindiği, Parahis Ltd.
Şti. ile yapılan sözleşmeyi davacının müdürü ve büyük ortağı ...'ın da imzaladığı, sözleşmenin imzalanmasında sonra 21.06.2005 tarihli ortaklar kurulu kararıyla da sözleşmeye onay verildiği, bu ortaklar kurulu kararının verildiği tarih esas alındığında dava tarihine kadar 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu, davacı şirketin katılımı ile gerçekleşen olayda davalının kusurlu hareket ettiği iddiasının da oluşa uymadığı, keza bu olayın da ibra tarihinde davacı şirketin malumu bulunduğu,
haksız rekabet konusunda ise 13.11.2006 tarihinde kurulmuş ve Hastane ile 01.11.2006 tarihli sözleşmeyi imzalamış bulunan davacı şirketle davalının ilişkisinin ortaklıktan ibaret olduğu, özel olarak men edilmedikçe ortakların rekabetini engelleyen bir yasağın bulunmadığı, davacının bu tarihten önce sahip olduğu anjiyo cihazını Hastaneye sattığı, sözleşme tarihi esas alındığında dava tarihi itibariye TTK.'un 335/son madde ve fıkrasındaki 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/2262, K. 2013/18615, 24 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama