KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/2273 E., 2012/3869 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Mart 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
285 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07.12.2009 gün ve 2008/692 - 2009/767 sayılı kararı onayan Daire’nin 01.11.2011 gün ve 2010/3463 - 2011/14769 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin davalı bankada hesabının bulunduğunu, bu hesabın internet bankacılığına açık olduğunu, müvekkilinin bu hesaptaki parasının internet bankacılığı yoluyla başka hesaba havale edildiğini, müvekkilinin rızası dışında gerçekleşen bu işlemlerden yeterli güvenlik önlemini almayan davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek, 19.500 TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin internet sisteminin güvenliği için gerekli önlemleri aldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, sahtecilikle bir kişinin banka hesabından para çekilmesi halinde zarara uğrayanın banka olduğu, mevduat sahibinin bankaya karşı alacağının devam ettiği, gerekçesiyle davanın kabulüne, 19.500 TL’nin olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline dair verilen karar davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 01/11/2011 tarihli kararı ile onanmıştır.
Davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/2273, K. 2012/3869, 15 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama