KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/2287 E., 2012/3280 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Mart 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
363 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07.04.2009 gün ve 2008/349-2009/91 sayılı kararı onayan Daire’nin 28.11.2011 gün ve 2010/4736-2011/15999 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, FABIANI markasının müvekkil şirket tarafından uzun yıllar önce Almanya'da ve Madrid Protokolü uyarınca çeşitli ülkelerde tescil ettirildiğini, TPE'ye yapılan marka başvurusunun ve YİDK'ya yapılan itirazın, dava dışı şirket adına kayıtlı 2000 4596 sayılı FABIIANI ve 2002 16607 sayılı FABIANI markaları mesned gösterilerek, bir kısım ürün/hizmetler için reddedildiğini, sözkonusu markaların sahibinin, müvekkilinin tanınmış markasını, haksız yarar sağlamak üzere Türkiye'de tescil ettirdiğini, markanın asıl hak sahibinin davacı şirket olduğunu ileri sürerek, TPE YİDK'nın 09.09.2008 tarih ve 2008-M-4637 sayılı kararının iptali ile başvuru işlemlerinin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, tescil edilmek istenen ve kısmen redde konu olan 18 ve 25. sınıflarda yer alan malların, redde dayanak 2000 4596 sayılı marka kapsamında; 18, 25 ve 35. sınıfa dahil mal ve hizmetlerin ise redde mesnet 2002 16607 sayılı marka kapsamında aynen bulunduğu, davacıya ait başvurunun, redde mesned markalar ile aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu gibi kapsamlarındaki mal ve hizmetlerin de aynı olduğu, kullanımla tanınmışlık sağlandığı iddiasının aşılmasının, KHK'nın 7/son hükmünde yer alan 7/1-b bendine yapılan atıf kaldırıldığından, hukuken olanaklı bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine dair tesis edilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/2287, K. 2012/3280, 6 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama