KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/2330 E., 2012/3278 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Mart 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
531 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03/11/2009 gün ve 2006/277-2009/537 sayılı kararı bozan Daire’nin 02/12/2011 gün ve 2010/5130-2011/16291 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili firmanın 01/07/2002 tarihinde davalı borçlu ile Cari Hesap ve Fiyat Uygulaması Sözleşmesi imzalayarak davalının yurtdışı gönderilerini taşıma işini üstlendiğini, müvekkilinin sözleşmeyle üstlendiği taşıma işini yerine getirdiğini ancak davalının taşıma ücretlerini ödemediğini, bu nedenle müvekkilinin davalı aleyhine İzmir 13.İcra Müdürlüğü'nün 2005/8392 esas sayılı dosyasında başlatmış olduğu takibe de davalının haksız ve kötüniyetli olarak itiraz ettiğini ileri sürerek davalının itirazının iptali ile davalı aleyhine %40'dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmişti.
Davalı vekili, müvekkilinin yurtdışı gönderilerini davacı firma aracılığı ile alıcı ödemeli olarak gönderdiğini, buna rağmen davacının basiretli bir tacir gibi davranmayarak taşıma ücreti alınmaksızın gönderileri alıcısına teslim ettiğini, dava konusu eşya taşıma işinin uluslararası nitelikte olup uluslar arası eşya taşıma hukuku kurallarına tabii olduğunu, CMR ve Varşova sözleşmeşlerinin ilgili maddeleri gereğince taşınan yükün alıcı tarafından teslim alınması ile taşıma ücretinin alıcı tarafından ödenmesi zorunluluğu olduğunu bu sebeplerle müvekkilinin taşıma ücretinden sorumlu olmadığını, dava konusu alacak likit olmadığından davacının icra inkar tazminat talebinin de haksız olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki uyuşmazlığın yurtdışına hava yolu ile taşıma ücretine ilişkin olduğundan somut olaya Varşova Sözleşmesi ve hükümlerini uygulanması gerektiği, dava ve takip konusu 42 faturadan 35 tanesinde “alıcı ödemeli gidip, alıcısı tarafından ödemesi kabul edilmeyen gönderi ile ilgili uluslarası taşıma ücreti”nin yazılı olmasının yapılan bu taşımaların alıcı ödemeli olarak gönderildiğinin davalı tarafından da kabul edildiği anlamına geldiği,
malın alıcıya teslim edilmesi ile taşıma ücretinin borçlusunun davalı değil dava dışı alıcı firmanın olacağı, taraflar arasındaki sözleşmenin 7.maddesinde ödemeli olarak gönderilen malların taşıma ücretlerinin alıcı tarafından ödememesi halinde gönderenin bu ücreti ödeyeceği kararlaştırılmışsa da bu maddenin TTK'nun 766 ve 790. maddesine aykırı olduğu, davacının TTK'nun 790. maddesinde belirtilen şekilde ihbar yükümlülüğünü yerine getirmediği,
sözleşmeye aykırı davranarak taşıma ücretini alıcı firmadan talep etmeden malları teslim ettiği için 35 faturanın toplam bedeli olan 9.987,23 TL taşıma ücretinin ödenmemesine katlanması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile takip konusu alacak miktarından 9,987,23 TL ve davalı yanca itiraz edilmeksizin kabul edilen 9.06 TL çıkarıldıktan sonra geriye kalan 2,197,58 TL asıl alacağın ve 879,03 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, davalının temerrüde düşürülmemesi sebebiyle işlemiş faiz talebinin reddine dair tesis edilen karar,
taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle davacı yararına bozulmuştur.
Davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/2330, K. 2012/3278, 6 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama