KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/2331 E., 2012/3868 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Mart 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
277 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/12/2009 gün ve 2009/700-2009/420 sayılı kararı düzelterek onayan Daire’nin 14.11.2011 gün ve 2010/3109 - 2011/14991 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, Duisburg Asliye Mahkemesi tarafından müvekkili lehine karar verildiğini, davalının duruşmada kendisini temsil ettirdiğini, kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiğini, Türk Mahkemelerinin münhasır yetkisine giren davalardan olmadığını ileri sürerek, yabancı mahkeme ilamının tenfizini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının müvekkil şirketin hisse senetlerini 2001 tarihinde aldığını, davanın zamanaşımına uğradığını, olayın münhasıran Türk Mahkemelerinin yetkisi dahilinde olduğunu, ilamın kamu düzenine açıkça aykırı bulunduğunu, davacı ile aralarında ortaklık ilişkisi olduğunu, davalının tacir olması nedeniyle ticaret mahkemelerinin görevli bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, kesinleşme şerhi bulunan yabancı mahkeme ilamının tenfizi mümkün kararlardan olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, kararın tenfizine dair verilen karar davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 14.11.2011 tarihli kararı ile düzeltilerek onanmıştır.
Davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/2331, K. 2012/3868, 15 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama