KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/2361 E., 2012/4508 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Mart 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
385 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26/05/2009 gün ve 2003/877-2009/333 sayılı kararı bozan Daire’nin 27.09.2011 gün ve 2010/1369 - 2011/11002 sayılı kararı aleyhinde davalı ...vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirket genel müdürü ...’in, müvekkili ile ailece görüşmesinin tesis ettiği güvenden faydalanarak müvekkilinin davalı aracı kurumda hesap açmasını sağladığını, müvekkilinin yılın büyük bölümünü Datça’da ve yurtdışında geçirmesi nedeniyle hesabın açılmasından itibaren gerçekleşen işlemler konusunda bilgi sahibi olamadığını, Sermaye Piyasası Kanunu ve mevzuatı gereğince davalı kurum tarafından müvekkiline gönderilmesi gereken hesap ekstrelerinin müvekkilinin sözlü istemine rağmen gönderilmediğini, müvekkilinin davalı aracı kurumdaki bir takım usulsüzlükleri SPK’ya şikayet ettiğini,
ayrıca hesap ekstrelerinin ve diğer belgelerin noter ihtarı ile istenildiğini, istenilen belgelerin gönderilmediğini, bunun yerine içeriği anlaşılamayan ve hiçbir bağlayıcılığı olmayan ekstreler gönderilmeye başlanıldığını, 2003 yılı Şubat ayında gönderilen ekstre incelendiğinde, hesapta büyük tutarsızlıkların olduğunun, detay bilgi verilmediğinin ve müvekkilinin maddi varlığının sistemli bir şekilde yok edildiğinin görüldüğünü, davalı aracı kurumda gerçek ve gerçek dışı olmak üzere iki ayrı hesap düzeninin bulunduğunu,
müvekkilinin bilgisi ve talimatı dışında hisse senedi alım satım işlemlerinin yapıldığını ve müvekkiline kredi kullandırıldığını, buna benzer birçok usulsüz işlem yapıldığını, bu işlemlerin tek bir kişi tarafından yapılmasının mümkün olmadığını, bu işlemlerin ancak aracı kurum yönetici ve yetkililerinin fikir ve elbirliği ile gerçekleştirilebileceğini, TTK’nun 336. ve 342. maddeleri gözetildiğinde tüm davalıların zarardan sorumlu olduklarını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 25.000 TL’nın reeskont faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce bozulmuştur. Bu kez davalı ...vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı ... vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/2361, K. 2012/4508, 22 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama