KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/2366 E., 2012/4934 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mart 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
390 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03/03/2009 gün ve 2006/540-2009/35 sayılı kararı onayan Daire’nin 16/11/2011 gün ve 2010/3674-2011/15242 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin "AUTHENTIC CLOTHING COMPANY +Şekil" ibaresinin 18 ve 25. sınıf emtialarda marka olarak tescili için TPE’ne yaptığı iki ayrı başvurunun nihai olarak TPE YİDK’nun 2006-M-1868 ve 2006-M-1871 sayılı kararları ile ve 98895 sayılı (417 AUTHENTIC SHORTWEAR ENDURING QUALITY +Şekil) ve 2004/40570 sayılı ("A + AUTHENTIC") ibareli markalarla benzer olduğundan bahisle kısmen reddedildiğini, Kurum nezdinde "AUTHENTIC" ibaresini içeren çok sayıda tescilli marka bulunduğunu, kaldı ki müvekkiline ait markaların tescil engeli gösterilen markalarla benzer olmadığını, uzun süreli kullanımla ayırt edicilik sağlandığını ileri sürerek, YİDK kararlarının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı başvuruları ile redde mesnet markaların KHK’nin 7/1-b bendi anlamında benzer olduklarını, bu nedenle Kurum tarafından yapılan işlemlerin hukuka uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, gerek başvuru markalarının gerekse redde dayanak olan markaların ayırt edici ve baskın unsurunun "AUTHENTIC" ibaresi olup her üç markada yer alan diğer ibarelerin tali unsur niteliğinde kaldığı, bu bakımdan davacı markaları ile redde dayanak markaların aynı değil ise de ayırt edilemeyecek kadar benzer oldukları, keza her üç markanın da aynı veya aynı tür malları kapsadıkları, öte yandan davacı tarafça uzun süreli ve eskiye dayalı kullanımla tanınmışlık ve ayırt edicilik sağlandığı iddiasının ispatlanamadığı, somut olayda 556 sayılı KHK’nin 7/1-b bendi anlamında tescil engeli gerçekleştiği gerekçesi ile davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 16.11.2011 günlü ilamıyla onanmıştır.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/2366, K. 2012/4934, 29 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama