KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/2577 E., 2012/6257 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
715 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Gebze 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07.05.2009 tarih ve 2004/52 - 2009/166 sayılı kararı onayan Daire’nin 27.10.2011 gün ve 2009/12996 -2011/14581 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili dava dışı LPG Valf ve Regülatör Sanayi ve Ticaret Ltd.Şti. (önceki adı PEK Likit ...
Ltd.Şti.)'nin Halk Bankası Gebze Şubesi'nde yer alan 93287 sayılı çek hesabı üzerinden düzenlenen bir kısım çeklerin yetkili hamili olduğunu, 27/02/2003- 23/10/2003 tarihleri arasında yaklaşık 762.000.000.000.-TL (762.000 YTL) bedelli 20 adet çek karşılığı ödendiği halde, bazı çeklerin karşılıksız çıkması üzerine diğer çeklerin de davalı Bankaya sunulduğu ve fakat muhatap davalı Banka tarafından bu kez LPG ...
Şirketi tarafından 10/11/2003 tarihinde Banka’ya verilen talimatla şirketin çift imza ile temsil edildiği ileri sürülerek çeklerin arkasına "keşideci yetkisiz temsilci olup çek işleme alınmamıştır " şerhi düşüldüğü; bunun üzerine muhatap Banka ile yapılan görüşmelerden sonuç alınamayacağı anlaşılınca ihtarname ile dava dışı LPG ...
Şirketinin 10/11/2003 tarihli talimatının ve ayrıntısı dilekçede belirtilen bilgilerin verilmesinin talep edildiği ancak iki hafta sonra 26/12/2003 tarihinde " müşteri sırrı kapsamında " olduğunun ileri sürülerek bilgi vermekten kaçınıldığı; halbuki davalının istenen bilgileri 1136 sayılı Yasa'nın 2/2. maddesi uyarınca vermek zorunda olduğu; söz konusu bilgi verilmediği için izlenecek yolun belirlenemediği ve bu nedenle muhtemel her iki yolun da denenmek zorunda kalındığı ve hem keşideci yerinde imzası bulunan şahıs Ali Şakir Berkan hakkında ve hem de keşideci konumundaki firma hakkında yapılan başvuruların sonuçsuz kaldığı;
davalı Banka'nın 4814 sayılı yasa ile değişik 3167 sayılı yasanın 2. maddesi uyarınca göstermesi gereken "asgari özeni " dahi göstermediği ve esasen ticaret sicil kayıtlarına göre söz konusu şahsın şirketi tek başına temsil ve ilzama da yetkili olduğu ;
her ne kadar çeklerin üzerindeki ibraz tarihi 11/11/2003 tarihi yazmakta ise de , çeklerin gerçekte 10/11/2003 tarihinde ibraz edilmiş olduğu ve davalı Banka'nın Gebze Şubesi'nin davacıyı 1 gün oyalayıp bu arada LPG ... şirketi ile görüşerek kendisine verildiğini iddia ettiği 10/11/2003 tarihli talimatı ve imza sirkülerini sağlamak sureti ile 1 gün sonra çeklerin arkasına yazacağı şerhe dayanak oluşturmaya çalıştığı;
davacıyı zarara uğratma kastı ile hareket eden davalının müşterisi ile Gebze Şubesi yetkilileri arasında iş birliği olduğu ve bu çeklere dayalı hesabın açılışında ve devamındaki işlemlerde yasal yükümlülüklere ve dürüstlük kuralına uymadığı ve sonuçta dökümün dilekçede belirtilen çekler nedeniyle davacının çek tutarları + faizi + %0,3 komisyon+ % 5 çek tazminatı + % 10 çek tazminatı kalemlerinin toplamı karşılığı zarara sebep olduğu;
bunlardan çek tutarları, faiz ve %0,3 komisyon kalemlerinin açılan / açılmaya devam eden takiplere konu edilmiş olduğu ve bunlara bağlı zararların söz konusu takipler sonucu ortaya çıkacağı ancak çeklerin toplam bedeli 1.307.580.000.000.-TL itibariyle ve davalının çekler arkasına düştüğü söz konusu şerhe bağlı olarak 3167 sayılı yasanın 16. maddesinde yer alan başvuru haklarının ortadan kalkmış olması sonucu toplam % 15 oranına ulaşan çek tazminatlarının isteme olanağının engellenmiş olduğunun sabit olduğu;
bu durumda davacının bu çeklere bağlı diğer alacaklarının tahsil edilip edilemeyeceğinin sürmekte olan yasal takip işlemleri sonucunda ortaya çıkacak olmakla birlikte çek tazminatlarından kaynaklanan yaklaşık 196.137.000.000.-TL zarar ile ihtiyati haciz başvurularının reddedilmesinden kaynaklanan zararlar yönünden zararların kesinleşmiş olduğu ve bu zararlardan davalının tümüyle sorumlu olduğu ileri sürülerek sonuçta fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak suretiyle istenemez hale gelen çek tazminatları ile ihtiyati haciz giderlerinden doğan zararlar cümlesinden olmak üzere 100.000.000.000.-TL zararın davalıdan tahsiline ve dava tarihinden
itibaren reeskont faizi yürütülmesine karar verilmesini; birleşen davasında ise, sonuçsuz kalan icra takipleri ile tahsili imkânsız hale gelen çeklerin asgari tutarları olan 755.980 YTL zarar yönünden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşulu ile şimdilik 378.000 YTL'nin dava tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır. Bu kez davacı vekili karar düzeltme talep etmiştir. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/2577, K. 2012/6257, 17 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama