KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/2651 E., 2013/16248 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Eylül 2013
- Mahkemesi
- FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
332 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28.11.2011 tarih ve 2011/226-2011/400 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 1989 yılında kurulduğunu, "ANGORA + şekil" ve "ANGORAKEM + şekil" ibareli markaların sahibi olduğunu, davalının ise 2009 yılında kurulduğunu ve " ANKURA" ibareli markayı 16. ve 28. sınıflar yönününden kötü niyetli olarak tescil ettirdiğini, müvekkili markasının tescilli olduğu aynı emtialar için tescil edilen davalı markasının müvekkilinin markaları ile iltibas yarattığını ileri sürerek davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili markasının davacı markalarından farklı olduğunu, müşteri kitlesinin tacir sınıfından tüketiciler olduğunu, davacı markasıyla iltibas tehlikesinin bulunmadığını saıvunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davalı başvurusuna konu markanın ayırt edici unsurunun "ANKURA", davacı tarafın adına tescilli markalarının ayırt edici unsurunun ise "ANGORA" olduğu, markalar arasında yüksek düzeyde görsel ve sescil benzeşme olduğu, ANGORA ibaresinin TDK sözlüğüne göre Ankara keçisinin kılından veya tavşanının tüyünden elde edilen iplikle dokunan giysileri tanımladığı, aynı zamanda Ankara ilinin eski adı olduğu, keza davalı başvurusuna konu ANKURA ibaresinin de Ankara ilinin eski adlarından biri olduğu, bu anlamda markalar arasında kavramsal ayniyet bulunduğu,
ortalama tüketici kitlesinin markaları karıştırma ihtimalinin bulunduğu gerekçesiyle 16.01 ve 28. sınıf mallar yönünden davanın kabulü ile bu mallar yönünden markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/2651, K. 2013/16248, 23 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama