KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/2792 E., 2012/13214 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
558 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 42. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29/12/2011 tarih ve 2011/39-2011/102 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraflar ve fer'i müdahil vekilleri tarafından ayrı ayrı istenmiş olup, duruşma için belirlenen 11/09/2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. .... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ....tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Sümerbank A.Ş.’de bulunan mevduatının iradesine aykırı olarak davalı banka tarafından paravan olarak kurulan dava dışı Efektifbank Off Shore Ltd. adlı kıyı bankasına ait davalı bankada mevcut hesaba aktarıldığını, bu banka aleyhine yapılan icra takibinin sonuçsuz kalarak alacağın aciz vesikasına bağlandığını, müvekkili tarafından yatırılan mevduatın Sümerbank A.Ş. yönetimince paravan banka adına açılan hesaplara havale edildiğini daha sonra da Sümerbank iştiraki Garipoğlu grubuna ait şirketlere usulsüz olarak kredi verilmek suretiyle tüketildiğinin tespit edildiğini,
her iki banka arasında var olan fiili ve organik ilişkinin mevduat sahiplerinin aleyhine planlı, kasıtlı ve dolandırmak amacıyla kötüye kullanıldığının ceza mahkemesi kararıyla da ortaya konulduğunu, bu haksız eylemler nedeniyle müvekkilinin uğradığı zararın karşılanması gerektiğini ileri sürerek,
fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak açılan davada yargılama sırasında yapılan ıslah ile toplam 22.000 USD’nin bankaya yatırıldığı 19.10.1999 tarihinde %19 faiz oranı üzerinden 1 aylık işlemiş faizi, vade sonundan fiili ödeme tarihine kadar da 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi gereğince işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkili banka ile Efektifbank Off Shore Ltd.’in farklı tüzel kişilikler olduğunu, anılan banka nezdindeki alacak için müvekkili bankaya husumet yöneltilemeyeceğini, davacının müvekkilinden istediği alacağın davacının imzaladığı havale talimatı ile Efektifbank’a havale edildiğini, müvekkili bankanın hukuki sorumluluğunun bulunmadığını savunarak, davanın husumet, zamanaşımı ve esas yönlerinden reddini istemiştir. Müdahil İpeks İplik Teks..A.Ş.vekili, davacının alacağını gerçek muhatabı olan Efektifbank’tan tahsil imkanının bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının koşulları oluşmayan kesin hüküm itirazının ve BK.’nun 125.maddesi gereğince de zamanaşımı def’inin reddine karar verilerek yapılan yargılama sonucu davacının davalı bankaya 19.10.1999 tarihinde 22.000 USD yatırdığı, davacının mevduat alacağının davalı banka tarafından Hayyam Garipoğlu'na ait şirketlere usulsüz kredi olarak verilmek suretiyle tüketildiği, alacağın Efektifbank Offshore Ltd.’den tahsil edilmesinin mümkün olmadığı,
uyuşmazlığın havale görünümlü mevduat toplamak olarak değerlendirilmesi gerektiği, Efektifbank Ltd.adlı bankanın paravan bir banka olduğunun davalı bankaca bilindiği, buna rağmen bu banka adına mevduat toplamak suretiyle davacının zararına sebep olunduğu sonucuna varılarak, davanın kabulü ile 22.000 USD'nin 19.10.1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca kamu bankalarının bir yıl vadeli USD mevduata uyguladıkları en yüksek faizi ile birlikte borcu üstlenen TMSF'den tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı, taraflar ve fer’i müdahil vekilleri temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraflar ve fer'i müdahil vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/2792, K. 2012/13214, 13 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama