KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/2869 E., 2012/4364 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mart 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
347 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 31. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20/09/2011 tarih ve 2011/141-2011/15 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davada şirketin tekstil üretim ve pazarlama işi ile uğraştığını, diğer davalıların şirket ortağı olduğunu, davalı ...'ın "SOCCER" markasının tasarlayıp geliştirdiğini ve bu markanın çeşitli şekillerde tescil edildiğini, davalının tekstil alanında faaliyet gösterdiğini, davalının hak sahibi olmadığı için iptal edilen markalara dayanarak mahkeme ve savcılık aracılığı ile müvekkili işyerlerinde arama ve el koymak işlemleri yaptığını, müvekkil şirketi taklitçi konuma düşürerek ticari itibarını sarstığını, söylentiler çıkararak yabancı müşteriler nezdinde güvensiz ve yasa dışı iş yapan şirket durumuna düşürdüğünü ileri sürerek toplam 250.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili ile müvekkilerine verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili adına tescilli markalar bulunduğunu, bu markalara dayanılarak sulh hukuk mahkemesinden tespit istendiğini, savcılığa suç duyurusunda bulunulduğunu ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, uyuşmazlığa 556 sayılı KHK'nin uygulanması gerekeceği belirtilerek görevsizlik kararı verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemeleri; Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ile ilgili uyuşmazlıkların dışındaki patent, faydalı model, marka, endürtriyel tasarımların korunması hakkındaki Kanun Hükmünde Kararnamelerden doğan tüm davalar bakmakla görevlidir. Davacılar ise açtıkları bu tazminat davası ile davalının ihbar ve şikayet hakkını kötüye kullandığını, müvekkilini taklitçi konuma düşürdüğünü, ticari itibarını sarstığını, çıkardığı söylentilerle, yabancı müşteriler nezdinde güvensiz ve yasa dışı iş yapan bir şirket durumuna düşürüldüğünü, ileri sürerek manevi tazminat istemiştir. O halde, doğru bir sonuca varabilmek için ihbar ve şikayet hakkının kötüye kullanılıp kullanılmadığı somut olayda
tartışılacaktır. Bu hususun tartışılması ise ihtisas mahkemesine değil, genel Yetkili Mahkemeye ait olduğundan, Mahkemece davaya bakılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/2869, K. 2012/4364, 21 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama