KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/2971 E., 2012/4196 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Mart 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
391 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25.01.2010 gün ve 2009/502-2010/39 sayılı kararı onayan Daire’nin 25.11.2011 gün ve 2010/4834-2011/15900 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davacı ile davalıların limited şirket ortağı olduklarını, 25.08.2005 tarihli sözleşme ile şirketin tasfiyesi ve şirkete ait taşınmazın müvekkiline satılması hususunda anlaştıklarını, bu taşınmazın sözleşme kapsamında davalılara tapu ile devredilen evin satış bedeli bakiyesi olan 20.000,00 TL'nin karşılığı olduğunu, şirketin tasfiyesi için ortaklar kurulunca karar alınarak bu hususun karar defterine işlendiğini, tasfiye memuru seçilerek tasfiye kararının 09.01.2006 tarihinde ticaret sicil gazetesinde yayınlandığını,
ancak davalıların sözleşme kapsamında şirkete ait taşınmazın müvekkiline satılması hususunda karar defterini imzalamaktan, satış işlemini ve tasfiye için gerekli işlemleri yapmaktan imtina ettiklerini belirterek, şirketin tasfiyesine ve sözleşme kapsamında şirkete ait taşınmazın müvekkiline intikaline karar verilmesini ve sözleşmedeki edimlerini yerine getirmeyen davalılardan sözleşme kapsamında 60.000,00 TL tazminatın müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, davacının ve davalıların ortağı oldukları şirketin 13.12.2005 tarih 2005/1 sayılı kararı ile şirketin fesih ve tasfiyesi için oybirliği ile karar alındığı, kararın ticaret siciline tescil edildiği, şirketin halen tasfiye halinde bulunduğu, bu nedenle davacının fesih ve tasfiye talepli dava açmakta hukuki menfaatinin bulunmadığı, tasfiye devam ettiğinden sözleşmedeki cezai koşulun oluşup oluşmadığının incelenemeyeceği, şirkete ait taşınmazın davacıya satışı ve devrine ilişkin tüm ortakların imzası olan bir kararın bulunmadığı, taşınmaz devir sözleşmelerinin resmi şekilde yapılması gerektiği, TTKm.
520 kapsamında yazılı, noter tasdikli ortaklar arasında yapılmış bir devir sözleşmesi bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair tesis edilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/2971, K. 2012/4196, 20 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama