KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/3075 E., 2012/4194 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Mart 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
419 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18/11/2009 gün ve 2006/796-2009/731 sayılı kararı düzelterek onayan Daire’nin 01/12/2011 gün ve 2010/5121-2011/16233 sayılı kararı aleyhinde davalı banka vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankadan taşıt kredisi çekmek suretiyle çekici araç satın aldığını, davalı bankanın diğer davalı ... şirketine aracı 16/03/2004 tarihinde sigorta ettirdiğini, teminat süresi dolunca müvekkilinin aracı başka bir sigorta şirketine sigortalattığını, ancak müvekkilinin davalı bankanın daha uygun şartlarda sigorta yapacakları beyanıyla poliçeyi iptal ettiğini, aracın 06/07/2005 tarihinde kaza yaptığını, davalı banka şubesine başvurulduğunda sözleşmenin yapıldığını, ancak taksitlerin yatırılmadığının bildirildiğini, taksitler ödendiğinde poliçenin geçerli olacağının söylendiğini, bunun üzerine,
müvekkilinin vadesi gelmemiş taksitleri dahi ödediğini, aracın servis tarafından tamir edildiğini, ancak sigorta şirketi tarafından servise ödeme yapılmadığını, davalıların kusurlu davranışları nedeniyle kasko poliçesi iptal edildiğinden müvekkili tarafından ödenmek zorunda kalınan 12.250,00-TL hasar bedelinin avans faizi ile birlikte ve müvekkilini üzüntü ve sıkıntı içine soktuklarından dolayı 5.000-TL manevi tazminatın yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacı ile davalı banka arasında imzalanan taşıt kredi sözleşmesine göre, bankanın müşteri adına aracı sigorta etmeye ve süresinin dolması halinde sigorta poliçesini yenilemeye ve doğacak prim borçlarını da müşteri hesabına borç kaydetmeye yetkili olduğu,
bu düzenlemeden hareketle bankanın ilk yıl için poliçe düzenleyip davacının herhangi bir talimatı olmamasına rağmen resen hesaplardan virman yoluyla prim tahsilatının gerçekleştirdiği ve ikinci yıl poliçesi için de aynı şekilde işlem yapması gerekirken, bunun gerçekleştirmemesi nedeniyle sözleşmeye aykırı davrandığı anlaşılarak davanın kısmen kabulüyle tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile 12.250,00-TL alacağın 21/10/2005 tarihinden itibaren değişen oranlardaki reeskont faiziyle davalılardan tahsiline ve manevi tazminat isteme şartları oluşmadığından bu talebin reddine dair tesis edilen karar,
davacı vekili ile davalı banka vekilinin temyizi üzerine, ilamda belirtilen nedenlerle Dairemizce düzelterek onanmıştır.
Davalı banka vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı banka vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/3075, K. 2012/4194, 20 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama