KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/3079 E., 2012/3862 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Mart 2012
- Mahkemesi
- İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
333 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05.11.2009 tarih ve 2007/144 - 2009/233 sayılı kararı bozan Daire’nin 21/11/2011 gün ve 2010/4285-2011/15572 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin "EXCOR" işareti ve markasıyla tanındığını, davalının, "EXCOR" markalı ürünlerin Türkiye'deki satış ve dağıtımı için tek satıcı olarak atandığını, davalının, müvekkilinin iş ortağı olmasına rağmen davacının ticari işaretini TPE nezdinde aynen ve birebir şekilde kopyalayarak adına marka olarak tescil ettirdiğini ileri sürerek 556 sayılı KHK'nin 8/3, 8/4, 8/5, 17 ve 42/1-b maddeleri gereğince davalının markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, "EXCOR" markasının iddianın aksine tanınmış olmadığını, markanın davacının kullandığı hizmet sınıfından farklı hizmet sınıfları için tescil edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, ürünlerin emtia sınıfları arasında benzerlik bulunmadığı, ancak korozyon önleyici ürünlerin "müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların biraraya getirilmesi hizmetleri" şeklinde de piyasaya sunulmasının mümkün olduğu gerekçesi ile, davanın kısmen kabulüne, davalı adına tescilli 2002/28115 nolu markanın "müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların biraraya getirilmesi hizmetleri" yönünden hükümsüzlüğüne, diğer mal ve hizmetler yönünden talebin eddine dair verilen karar taraf vekilleri tarafından temyizi üzerine Dairemizin 21.11.2011 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/3079, K. 2012/3862, 15 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama