KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/3082 E., 2012/4908 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mart 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
467 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29/06/2009 gün ve 2007/9-2009/448 sayılı kararı bozan Daire’nin 18/10/2011 gün ve 2009/12694 - 2011/14224 sayılı kararı aleyhinde davacılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davacılar tarafından 2003 yılında davalı bankanın Yeşilköy Şubesinde 127442 numaralı müşterek bir hesap açıldığını, bu hesap üzerinde herbir müvekilinin müştereken ve münferiden tasarruf hakkının bulunduğunu, daha sonra bu ana hesap numarasına bağlı olarak bir çok vadeli, vadesiz TL ve döviz hesapları açıldığını, müvekkilerinin hesapları ile esas olarak banka yönetmen yardımcısı ...'in ilgilendiğini, hesaptaki paranın kimi zaman 2 milyon YTL'yi aştığını, müvekkillerinin para yatırmak veya çekmek üzere bankaya gittiğinde ...'la muhatap olduğunu, bu kişi tarafından banka cüzdanlarına miktarlar,
vadeler ile bunun getirilerinin yazıldığını, diğer işlemlerin yapıldığını, imzaların atıldığını, yapılan işlemlerde usulsüzlükler olduğunun fark edilmesinin olanaklı olmadığını, çünkü bankacılık sektörüne güvenen müvekkillerinin, cüzdanlarına yazılı olana itibar ettiklerini, 2006 yılının Mayıs ayının son günlerinde bankaya giden müvekkili ...’in yine ... tarafından döviz hesapları ile ilgili bazı döviz bozum fişleri imzalatıldığını, ancak hemen ertesinde bu işlemlerden şüphelenen müvekkillerinin bankaya giderek hesaplarını kontrol ettiğinde usulsüz işlemleri fark ettiklerini,
kendilerinden habersiz olarak çok önceden döviz hesaplarının bozulduğunu, yine vadeli hesaplarının bozulduğunu, hesapları üzerinde talimat ve imza olmaksızın açma kapatma işlemleri yapıldığını öğrendiklerini, bunun üzerine 31.05.2006 tarihi itibariyle bu bankadaki hesaplarını kapatma talimatı vererek ilk önce 1.702.500.00 YTL'sını, daha sonra da diğer paraları çektiklerini, 31.05.2006 tarihi itibariyle tüm paralarının toplamının 2.540.156,35 YTL olduğu halde, kendilerine ödenen paranın 2.215.000,00 YTL olduğunu,
arada 225.156,35 YTL fark bulunduğunu ileri sürerek ıslah edilmiş şekliyle 250.000,00 YTL'nın hesap kapatma tarihi olan 31.05.2006 tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacılara verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacılara ait hesabın 31.05.2006 tarihine kadar açık kaldığını ve birçok ek hesaplar açılarak davacıların çeşitli yatırım enstrümanlarında işlem yaptığını, 31.05.2006 tarihinde ise, davacıların hesaplarındaki paraları ihtirazi kasıt koymadan çektiklerini, davacıların bir alacakları kalmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, yapılan işlemlerin davacıların talimatı ile yapıldığını, bankanın sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiş, Dairemizce kısmen davacılar yararına bozulmuştur.
Bu kez davacılar vekili karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacılar vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/3082, K. 2012/4908, 28 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama