KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/3266 E., 2012/4937 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mart 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
341 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04/02/2010 gün ve 2008/776-2010/21 sayılı kararı onayan Daire’nin 29.11.2011 gün ve 2010/5252 - 2011/16088 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Bağ-Kur emeklisi olduğunu, davalı bankada maaş hesabının bulunduğunu, yine davalı banka nezdinde çekmiş olduğu krediler ve kefil olduğu krediler bakımından ödeme güçlüğü içine girdiğini ve davalı bankanın müvekkilinin emekli maaş hesabının tamamına el koyduğunu ileri sürerek, müvekili maaşı üzerindeki haksız el koymanın durdurulmasını, el konulan maaş miktarı olarak 7000 YTL'nin kamu bankalarınca mevduata uygulanan en yüksek mevduat faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 31.12.2009 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini toplam 11.230,95 TL'na çıkarak bu miktarın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının, dava dışı 3. kişi ile banka arasında imzalanan genel kredi sözleşmesine kefil olduğunu, sözleşmenin 10. maddesi uyarınca müvekkili bankanın, davacının banka nezdinde mevcut mevduat hesapları üzerinde rehin hakkına sahip olduğunu, el konulan hesabın davacının emekli maaş hesabı olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, el konulan mevduatın davacının Bağ-Kur emekli maaşı hesabı olduğu gerekçesiyle 7000 TL'nin dava tarihinden, 4.239,95 TL'nin ıslah tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalıdan tahsiline dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 29.11.2011 günlü ilamıyla onanmıştır.
Davalı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/3266, K. 2012/4937, 29 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama