KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/3311 E., 2012/5103 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
265 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12/12/2011 tarih ve 2011/893-2011/893 D.İş sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi itiraz edenler (borçlular) vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İtiraz edenler (borçlular) vekili, ihtiyati hacze konu çekin müvekkili ... tarafından şirket temsilcisi sıfatıyla imzalanarak ...’nin borcuna mukabil teminat amacıyla ve boş olarak verildiğini, çekin alacaklı tarafından kötü niyetli olarak doldurulduğunu, yine çekte aval veren olarak ismi geçen ...’ın imzasının sahte olduğunu, konuya ilişkin olarak menfi tespit davası açtıklarını, ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığını, müvekkillerinin mal kaçırmaya çalışmadıklarını ileri sürerek, ihtiyati haczin kaldırılmasını, teminatın alacaklıya iade edilmemesini talep ve dava etmiştir.
Alacaklı vekili, itirazlarının İİK’nun 265. maddesinde belirtilen sebeplere dayanmadığını savunarak, itirazın reddini istemiştir.
Mahkemece, duruşma açılarak yapılan yargılama ve inceleme sonunda, itirazların İİK’nun 265. maddesinde belirtilen nedenlere dayanmadığı, talebe konu çekin TTK’nun 692. maddesinde belirtilen şartları taşıdığı gerekçesiyle, ihtiyati haciz kararına itirazın reddine, teminatın itiraz davası sonuna kadar takip alacaklısına iade edilmemesine karar verilmiştir.
Kararı, itiraz edenler (borçlular) vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, itiraz edenler (borçlular) vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/3311, K. 2012/5103, 2 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama