KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/3541 E., 2012/5908 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
423 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/12/2009 gün ve 2009/172-2009/313 sayılı kararı onayan Daire’nin 19.12.2011 gün ve 2010/6627 - 2011/17289 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 29, 30 ve 32. sınıflarda “şekil+ETİ BROWNİ”, “BROWNİ”, “BROWNİ GOLD” … ibareli tescilli tanınmış markaların sahibi olduğunu, ayrıca BROWNİ ibaresini içeren tescilli tasarımların sahibi olduğunu, bu markalarla iltibas yaratacak şekilde davalı şirketin “ROBERTO BRAVO RB” ibaresinin 5, 8, 9, 10, 15, 18, 20, 30, 43 ve 44. sınıftaki emtia ve hizmetler için tescili amacıyla yaptığı başvurusuna müvekkilinin itirazının nihai olarak reddedildiğini ileri sürerek, YİDK kararın iptalini ve marka tescil edilmiş ise hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE ve şirket vekilleri, kurum tarafından yapılan işlemlerin usul ve yasaya aykırı olmadığını, davacının markaları ile davalı başvurusundaki işaretin aynı veya benzer olmadığını, davalı şirketin ROBERTO BRAVO ibareli markalarının da bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, davalı başvurusunun konusu olan işaret ile davacı markaları arasında esas ve yardımcı unsurlar, anlam, biçim ve umumî intiba itibariyle bir benzerlik bulunmadığı gibi, her birinin bütünü itibariyle bıraktığı etkininde farklı bulunması sebebiyle karıştırmaya sebebiyet verebilecek derecede bir yakınlık bulunmadığı, 556 sayılı KHK' nin 7/b ve 8/b maddeleri anlamında bir iltibas oluşmadığı, ortalama alıcıların işletmeler arasında idarî-ekonomik anlamda bir bağlılığın bulunduğu ve bu bağlamda davacının anılan ibareyi davalının vermiş olduğu bir lisansla kullandığı düşüncesine kapılmaları ihtimalinin de bulunmadığı,
markaların sescil, görsel ve anlamsal ile umumi intiba itibariyle tamamen farklı olması sebebiyle davacı markalarının tanınmışlığından haksız biçimde yararlanma ihtimalinin olmadığı, davalı marka tescil başvurusunun konusu olan işaretin, davacının tasarımının belirgin biçimde benzeri olduğunun söylenmesinin de mümkün olmadığı, zira davalı başvurusunun tasarım içermediği gerekçesiyle davanı reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 19.12.2011 tarihli kararı ile onanmıştır.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/3541, K. 2012/5908, 12 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama