KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/3639 E., 2012/19121 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Kasım 2012
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
378 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28/04/2011 tarih ve 2010/492-2011/169 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasındaki ticari işe ilişkin husumetin yabancı mahkeme kararı ile son bulduğunu ileri sürerek, Viyana Ticaret Mahkemesi'nin 09.03.1984 tarihli kararının tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı kendisine yabancı mahkemede görülen davadan dolayı yapılan bir tebligatın bulunmadığını, davacı ile ticari bir ilişkisinin olduğuna dair Almanya'da tescilli firma ve muhasebe kayıtlarında, mal teslimatı ve satışı kaydına rastlanmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, tenfizi istenen Viyana Ticaret Mahkemesi kararının, davalının usulüne uygun olarak çağrılmadan ve savunma hakkına uyulmadan gıyapta verilen bir karar olduğu, MÖHUK'nun 54/Ç maddesine göre tenfiz şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle, davacının tenfiz talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkin olup mahkemece, yabancı mahkemenin gıyapta verdiği tenfize konu kararının tebligat hukuku açısından davalının savunma hakkını kısıtladığı ve bu nedenle tenfiz şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
5718 Sayılı MÖHUK'nun 53. maddesinde, mahkemeden yabancı ilamın tenfizine karar verilmesine ilişkin talep dilekçesine hangi belgelerin ekleneceği hüküm altına alınmıştır.
Buna göre, davacı tarafça tenfiz dilekçesine, yabancı mahkeme ilamının o ülke makamlarınca usulen onanmış aslı veya ilamı veren yargı organı tarafından onanmış örneği ve onanmış tercümesi ile ilamın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesinin eklenmesi gerekmekte olup somut dosyada yalnızca yabancı mahkeme kararının Köln Başkonsolosluğu tarafından onaylı tercümesi bulunmaktadır.
Bu itibarla, anılan yasa maddesi uyarınca, tenfizi istenen yabancı mahkeme ilamının aslının veya yabancı mahkemece onanmış örneği ve onanmış tercümesi ile ilamın kesinleştiğine dair evraklar aranmaksızın yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/3639, K. 2012/19121, 26 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama